İsyan edip ağlamak mı
Yoksa kara bağlamak mı
Veren Allah alan Allah
Şükredip de yalvarmak mı
Daha körpecik kuzumu
O köyde bir güzel gördüm
Zülüfleri tele benzer
Narin narin dolaşıyor
Tanımadım ele benzer
Salınır çeşme başında
Ben derdimi taşa yandım
Taş yarıldı dile geldi
Uğruna deli olduğum
Kömür gözlüm ele geldi
Görmez olaydı gözlerim
Bozkurt yuvasına çakallar girmiş
Kemiriyor duvarları taşları
Dün iman edenler dinden mi dönmüş
Şeytanı güldürür elin piçleri
Sözü asil kanı asil lanlar
Güzelliğin fayda etmez
Mal varlığın senle gitmez
Üç metre bez neye yetmez
Ezrayil kapıyı çaldığı zaman
Kimse olmaz derde çare
Cömert isen sömürürller balını
Düşer isen kimse sormaz halını
Dost dediğin düşünürse canını
Sağ gözün sol göze faydası yoktur
Elin döndükçe sevenin olur
Sen kendini ne sanarsın
Bulunmaz hint kumaşımı
Fazla havalarda uçma
Sen kendini ne sanarsın
Girme boşa havalar
Anlamadım u dünyanın halinden
Aslanı kediye boğdurdun felek
Her yüze güleni dostum sanmışım
Dost bilip düşmanı güldürdün felek
Ağustos ayında güneş doğmazmı
Feth ettik İstanbulu
Gönüllerde sil baştan
O günleri yaşadık
Yıllar sonra sil baştan
Diktik sura bayrağı
Çocukluğun çileleri
Dinlemezdik büyükleri
Arıyoruz o günleri
Ömür geçti filim gibi
Karda kışta yamaçlarda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!