Yük değildir kelebeğe o ipekten kanadı,
Göklerde süzülmektir onun en güzel tadı.
Ağır gelmez taşıdığı ne bir renk ne bir rüya,
Sadece sevgi bekler şu vefasız dünyada.
Zordur darbe almak en güvendiği yerinden,
Bir kırgınlık başlar ki ta en derinden.
İncinmesin yeter ki o nazenin yüreği,
Güvenmektir insanın hayattaki dileği.
Gül dalına konarken dikeni hiç görmedi,
Dost bildiği kimseden bir kötülük ummadı.
Gönül kapılarını ardına kadar açtı,
Her gülen yüze bakıp mutluluklar saçtı.
Oysa hayat sert imiş, rüzgarı ayaz eser,
Bazen en yakınların umudunu tez keser.
Yara almak zordur da, yara açan tanıdık,
İşte o an bitiyor kalpteki o aydınlık.
Kime sığınsa ruhun, oradan gelir sille,
Anlatılmaz bu dertler, ne kalemle ne dille.
Kelebeğin ömrüne sığar mı bu kadar gam?
Zehir olur içtiği, her yudum ve her bir cam.
Kanadında fırtına, yüreğinde bir sızı,
Alnına yazılmışsa silinmez kara yazı.
Güvendiği dağlara karlar yağmış bir kere,
Düşen yaprak misali, savrulur yerden yere.
Artık uçmak beyhude, yollar dumanlı şimdi,
Dost sandığın o eller, bak ne kadar sert indi.
Kırılan kanat değil, içindeki o inanç,
Bu amansız dertlere bulunmuyor bir ilaç.
Sözler ağır geliyor, diller suskun kalıyor,
İnsan kendi içinde, her gün biraz ölüyor.
Güvendiğin o liman, fırtınaya terk etmiş,
Meğer kurulan bağlar, çoktan bitmiş tükenmiş.
Bırakıp gitmek vardır, sessizce bu diyardan,
Vazgeçmek lazım gelir, o vefasızca yardan.
Kelebekler küsünce, çiçekler de açmıyor,
Gönül bir kez kırıldı, neşe artık saçmıyor.
Garip Murat der ki; dünya fani, her şey boş,
İster kederle yaşa, istersen dünyada coş.
Ama sakın unutma, kanat seni yormaz da,
Yarayı açan vurur, yabancısı sormaz da.
Kayıt Tarihi : 10.04.2026 16:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!