Biz dünyayı kalbimiz gibi bildik,
Öyle saf, öyle hesapsız, öyle berrak...
Kime el uzattıysak, vefayı maziye gömdük,
Dost dediğimiz kapılardan, ayrıldık çıplak ayak.
Sırtımızda bin hançer izi, yüzümüzde sahte gülüşler,
Meğer ne çok biriktirmişiz, kursakta kalan düşler.
Yorulduk be gülüm, hem de ne yorulmak!
Umut ektiğimiz topraklardan, keder biçtik biz.
Hangi dalı tuttuysak kuruttular inadına,
Hangi limana sığındıysak, fırtınayı saldılar.
Biz "geçer" dedikçe, onlar dert ekledi tadına,
Gözümüzün ferini, ömrümüzün yarınını çaldılar.
Mertlik dedik, dürüstlük dedik, nasip dedik sustuk,
Sustukça üzerimize, daha büyük bir nefret kustuk.
Vurdular be gülüm, hiç acımadan vurdular,
Zayıf anımızı bekleyip, tam şahdamarımızdan.vurdular.Can bildiklerimiz gelip, karşımızda durdular,
Bir bir eksildiler o en temiz yanımızdan.
Şimdi yorgun bir yürek, kırık bir kalem kaldı elde,
Bizim masalımız bitti, dertli bir
şarkı kaldı dilde.
Ahmet Gürkan
Ahmet GürkanKayıt Tarihi : 18.04.2026 20:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!