yorma beni...
lal olmuş dilimin ney kesiği,
bir bakışım,
bir ölüşüm,
......ve bir gitar sesiyle seslenişim,
yalnızlık nöbetlerimin sancılı sırra kademi,
söylesene !!!
söylesene, dört yanı duvar, sıvası dökülmüş hayat güvertesinde senin için kaç şiir küflettiğimi...
sütunsuz bir kubbe altında nasıl da zefaranlar açtığımı.
tövbesi geri çevrilmiş bir kulun çaresizliği ile can çekiştiğimi.
ahh !!
sen, benim temmuz sıcağında yandığım eylül şiirimsin.
yorma beni,
yorma beni kadın...
yorma beni...
mevsimlerin en hovarda nefes nakışlı narin çiçeği
sana, kuş sekmezi tepesinden sesleniyorum
ucu yanık türkülerle
sus olmuş dizelerle
yorgun sokak düşleriyle
mayalı ekmek kokusuyla
.....ve şehrayin acılarla
yağmur telaşesi kirpikler doladım ak göğsünde yeşeren bahara.
söylesene !!
söylesene, koyaklarda şafak söküp, kuşlar yuvadan uçarken ismini kaç kez zikrettiğimi...
zemheri yüreğimin kızgın güneşi
akşam kızılının gümüş rengi
etme !!!
sen, benim temmuz sıcağında yandığım eylül şiirimsin.
yorma beni,
yorma beni kadın...
Kayıt Tarihi : 18.7.2023 13:30:00
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!