Bir Küçük Hikâye Şiiri - Meryem Keskin

Meryem Keskin
353

ŞİİR


41

TAKİPÇİ

Bir Küçük Hikâye


Uzun zamandır yürüyordu kadın,
Artık iyice yorulmuştu.
Ayaklarındakinden daha ağırdı
yüreğindeki yorgunluk,
Durdu ve etrafına şöyle bir baktı.
Boş bir bank ilişti bakışlarına.
İlerledi ve yorgun bedenini usulca bırakıverdi boş bankın üzerine.
Hava soğuk, gökyüzü bulutlu,
deniz hırçın ve dalgalıydı,
Öfke kusuyordu sanki kıyılara;
Ama yine de bu soğuk
havaya aldırmadı kadın.
Dalga sesleri huzur veriyordu ona.

Adam uzun zamandır yalnızdı,
çok darbeler yemişti sevdiklerinden.
Ama yine de hiç umudunu kesmemişti
sevmekten… sevilmekten.
İnancını yitirmemişti, biliyordu kalbinin
diğer yarısı onu bulacaktı
ve toparlayacaktı darmadağın olmuş
hayatını.
Etrafına şöyle bir baktı, ilerideki bankta
oturan kadın dikkatini çekti.
Kumral bukleli saçları dans edercesine
uçuşuyordu rüzgârda.
Adımlarını hızlandırdı, yaklaştı kadına.
Mevsimlik beyaz pardösü vardı üzerinde.
Boynuna bağladığı turkuaz şal,
pembemsi kadife tenine çok yakışmıştı.
Denizi seyrediyor ama sanki yoktu orada,
uzaklardaydı ruhu.
Gözleri yağmur yüklü bulutlar gibiydi,
bir dokunsan tufan kopacak sanki.
Derin bir nefes aldı ve,
“Merhaba, boş mu? Oturabilir miyim?”
diye sordu usulca.

Kadın başını kaldırdı, tepeden tırnağa
şöyle bir süzdü adamı.
Üzerinde gri bir pardösü, boynunda
siyah bir fular, kalın cam gözlükleri,
yaklaşık altmış yaşlarında bir beyefendi
vardı karşısında.
Bir süre baktı ve sonra başını öne eğdi,
olur dercesine.

“Merhaba, adım Selim. Rahatsız etmedim umarım,” diye
söze başladı adam.
“Bir süredir sizi seyrediyorum, gözlerinizde
derin bir keder var sanki.
Ya da bir fırtınanın içinde kaybolmuş gibi
bir hâl sezinliyorum.
Çok mu yaktılar canınızı, merak ediyorum?”
diye sordu.
Ve devam etti:
“Adınızı bahşeder misiniz
efendim?” dedi.

Kadın öfkeli ve şaşkın bakışlarını dikti
adama, gözlerinde şimşekler çaktı
bir anda.
“Hayırdır bayım, neden soruyorsunuz?
Merhem mi olacaksınız, yoksa yaralarıma?”
diye çıkıştı,
öfke dolu, azarlayan bir ses tonuyla.

Adam:
“Beni yanlış anladınız, sadece
dertleşmek istedim, belki size de iyi gelir
diye düşündüm.
Eğer incittiysem sizi çok özür dilerim,” dedi.
Ve devam etti:
“Belki derdinize deva olamam ama
dinlerim, incitmeden sararım ruhunuzu,”
dedi şefkatle.

Yorgun ve buğulu gözlerle baktı kadın.
Derin bir nefes aldı sonra, öfkesi az da olsa
dinmişti sanki.
Adamın bu nazik beyefendi tavrı karşısında.
“Adım Gülcihan, memnun oldum,” dedi
ve ekledi:
“Bayım, görünüşüme bakıp da
aldanma, yaralarım derin, saramazsın
öyle bir bakışta.
Bu enkazdan bir saray olmaz artık,
ruhum akşam saati yorgunluğunda.
Boşuna uğraşma, var git yoluna,”
diye cevap verdi adama.

Tebessümle dinledi adam kadını,
hiç sözünü kesmedi.
Gözü yanaklarından dudak kıvrımına
doğru süzülen o iki damlaya takıldı.
Silmek istese de cesaret edemedi.
Bir iç çekişle başladı söze adam.
“Ellerini bırakırsan avuçlarıma,
yüreğin huzur bulur, bakışlarımın
sıcaklığında,” diye cevap verdi kadına.
Ve devam etti sonra:
“Sen bana, ben sana
derman oluruz.
Yaralarımızı sararız ömrümüz oldukça,”
dedi ve numarasını yazdı bir kâğıda,
uzattı kadına.

Kadın bir süre baktı adamın elindeki
kâğıda.
Sonra çekinerek aldı, attı çantasına.
Hiç konuşmuyordu, kelimeler sanki
kaybolmuştu bir anda.
Bu sessizliği bir çiçekçi kadının sözleri
bozdu:
“Tazedir çiçeklerim abe, alasın,
sevdiğine bir çiçek, hoş edesin gönlünü.”

Oturduğu yerden kalktı kadın usulca,
başıyla selamladı adamı,
yürüdü; bir süre sonra gözden kayboldu.

Adam, kalbini okşayan kadının ardından
baktı… baktı…
Ve sonra derin bir nefes aldı.
Gülümseyerek,
“Ruh eşimi buldum,
buldum,” dedi sonunda.
Cesur ve romantik adam
âşık olmuştu yorgun kadına.
Yüreğini bıraktı o denizin kenarına.
Kalktı, yürüdü heyecanlı ve mutlu adımlarla,
yürüdü bilmediği bir sona.

……Meryem Keskin.....
……05.02.2023…

Meryem Keskin
Kayıt Tarihi : 1.05.2023 19:57:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!