uyan! uyan!
yol ucunda uyuklayan yağmur
ruhum yangın yüreğim kördüğüm
sihri kararmış gücenik ayların yılların
mumundan damla damla çözünürüm
dilimin zor döndüğü minvalde
durur susarım
uzun senelerin yol kıvrımında ayağı kaygan hasret
kendi oymağına küsen bulut kendi taşına yağan yağmur
kirpiğine kar konduran kardelen
kör yıldızların mor ışıltısından
doğan güneş
ruhu saran sancı sesi boğuk fısıltı
ağzı kırık testilerden damla damla saçılırım
gezinir elimde yüzümde göğsümde
ucu yanık kasvetler
ağlaya ağlaya kurur kirpikteki yaş ölür turnalar
sevdanın kırık kanatlarından düşer özlem
umudu haybeye kurşunlayan bihuş zaman
üstüme üstüme doğan zemheri güneşi
toy kalbimden havalanan gagası kınalı ebabiller
keder gelir gelir oturur gözlerimin
bulanık burcuna
günü geceyi erteleyen vakitler
dillerim lâl dudağım kurak çöl
özlenir geçmiş mutlu günler vakitler
kaşı gür gözü kara umut nerdesin?
gerildi yaylar çekildi oklar
toprağı donmuş bahar
suya düşen nar
kalbe vuran
hâr
her gün zülme uğrar sabahlar geceler
rüyasız meltemler eser pencerelere
sam vurur kurur gülüm dalında
merdiven altlarına yüzyıllık düş tohumlarını gömen
sürgün ahvalin parmaklarından akar kan
ayrılır beden ruhtan yel eser savrulur
hiçliğin yetim tohumu zebil ziyan
çürür toprak çürür sevda
y o k s a n
1702202606:13
Kayıt Tarihi : 18.05.2026 21:47:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!