(İspir’in (25 Şubat) Kurtuluş Gününe adfen..)
Erzurum’dur senin ilin.
Çalışkan,nasırlı elin.
Bağ-bahçelik sağın,solun.
Güzel İspir,güzel İspir.
Göstermelik hacı olup gelirse,
Kendisini hep günahsız bilirse,
Bir gün günahkar kul gibi ölürse,
Böylesine nasıl hacı diyelim?
Kıybet eder,dedi-kodu yaparsa,
Artık gözlerim de iyi görmüyor.
Yorgun ayaklarım da yürümüyor.
İhtiyarlık buna izin vermiyor.
Gençlikte koştuğum yollarım hani.
Gençlik aldırmazdı gül dikenine.
Fani dünyanın yolunda.
Gayrı yürüyemez oldum.
Hayat ağacı dalında.
Ben artık duramaz oldum.
Gençlik akıp gitti elden.
Eskidir tarihin değildir yeni.
Önce kızdımsa da çok sevdim seni.
Altı yıl misafir eyledin beni
Dağlar arasıdır yerin Hoduçor.
Yaz gelince ağırlaşıyor işin.
HOŞ GELDİN DÜNYAMA
İy’ki rastlamışım,o gün ben sana.
Hoş geldin dünyama,ey Karagözlüm.
Gerçek mutluluğu sen verdin bana.
Hoş geldin dünyama,ey Karagözlüm.
Bir gün kapını çalacak.
Sana misafir olacak.
Sen ölüp, kendi kalacak.
İhtiyarlık, ihtiyarlık.
Gençlik elden hep gidecek.
Dokunulmazlık kalkacak.
Onlar da yargılanacak.
Belki de ceza alacak.
İnşallah,inşallah.
Kalkmaz ki,dokunulmazlık.
Yüzüne bakıp da adam sanmışım.
Söylediklerine hep inanmışım.
O zalim elinden bitmiş,yanmışım.
Uzatma elini,tutmak istemem.
Özür dilemeye,kapıma gelsen.
Şikayetim vardır,kara gözlüme.
Sevdi beni attı gurbet ellere.
Yandırdı da beni sevda közüne.
Mejnun gibi saldı beni çöllere.
Ceylan gözlü,keman gibi kaşları.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!