Karanlık gökyüzünü delen ışığım
Varlığını damarlarımda hissettim
Biliyorum birgün çıkıp gelecektin
Neden bu kasvetli günü seçtin
Öz'e basılan parmak izi,
Geçmişi hatırlatır davranışım.
Çekilen suların dağıttığı,
Düzensiz haller görünürlüğüm.
Toparlanmaya çalıştıkça savrulur,
Ey Aşk,
Yaşayan her şey gibi,
Sonun olduğunu bildiğim halde,
Neden sana düşkünlüğüm,
Şaşıyorum.
Aşk madem bir gün biteceksin,
Karanlığı yırtan pençelerindi,
Ayrılmıştı gün batımı çoktan.
Bir bardak suyuna hasrettim,
Islattın beni sırılsıklam.
Bir yaprak düştü yere,
yoklugunda kendimi kaybettiğim
sesimi duyurmak için titrediğim
sana aşkımı ifade edemediğim
alkol duvarında bir böceğim
senin için bestelediğim
fa notasında bir es im
Ben;
Kocaman bir aşk canavarı yarattım.
Dağ kadar büyük
Nil kadar coşkulu
Onun kadar da eski
Kocaman bir aşk canavarı
Farz etki gelemiyorum,
Kar yağmış caddelerime.
Göz yaşların buza dönmüş,
Tadım ekşiye.
Yalnızlığınla karşılıklı kadeh kaldırıyorum.
Benden daha çok içmekte.
Ders çalışamaz oldum;
Beynimdeki kırk tilkiden
Seni düşünenlerin olasılığı,
Beklenen frekansı aştı.
Nitel değişkenlerini düşünmekten
Kesikli değişkenlerimi unuttum.
Aşkın yalın hali gibi nefes alışım.
Tek tek basıyorum nabız atışlarıma.
Duman karası ciğerlerimde,
Sen en temiz kanımsın.
Ağrılarım çoğalıyor her adımda.
Yazdığım her harf, her satırda.
Nereye düşeceğini bilmeden,
Yağan yağmur taneleriydi gülüşlerin.
Adına Türk musikisi bestelemek geldi içimden.
Ruhumun sarhoşluğuna ortak olmalıydı bu beden.
Dünya ile bağlantımı kesip, delirmeliydim inceden.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!