İkindiyi müteakiben
Yılkısında dünyanın
Bayram tatili günleri gibi hanviran korna düdük cant ve kaborta
Sert ve acı firensizliğe sıkışmış eşik ve bahçelerden
Sanki nefes nefese yıkıldığı yerde canhıraş susuverdiği ateşi körükleyen alev
Eski devir radyolarında kalan buğulu sesler gibi ağzı isli dumanlı laflarla tütün üfüren limanı
Ve arıza yüklü insanını tamirhaneye çekip sürükleyen şehir tabelalarıyla kazalı belalı iskeleye döküp boşaltan
Paslı olukları hurdaya çıkararak yeryüzüne çökmüş inmiş yağmur
Çökmüş sanki dünyanın çatısı
Pencerelerinde açık arayla kol gezen acı yellerin uğultusu keşişlemeden poyraz tipi boran ve kara yel
Tabanları nitrik asit
Eter buzlanması
Cilalı taş devri ve modern kızaklarda hayatı kayan binalar dolusu inzivaya çekilmiş insan kalabalığı ve kül..
Sisten dumandan tavanı delinmiş sosyal enkaz patlamalarının volkanik kalıntısını dışa vuran ciladan
Foyadan
Maskeden
Matraktan
Tortusu dipten doruğa çökmüş sahte yüzlü morali ve çehresi bozukluğun muntazam mimarisine
Maskeden
Fıyadan
Matraktan mesken mahal olmak için arka sandıktaki cinleri tepesine çıkmış hayalet görünümlü camekandan
Döner merdivenli tilki kurnazlığından
Turbo püskürtmeli dar boğaz sibobundan
Yerden ısıtmalı fosforlu fokurdamalara kadar
Çıngıveranda trenlerin istirahate çekildiği çıkmaz sokaklara devrilip taşınıyor meydan ve şehir
Şarkılar yağmura ve ebem kuşağına kirpik altından kaş oynatarak
Öyle bir sağanak öyle bir kuş göçü öyle bir liman vapur
Yoldan günden raydan ve hattan düşerek çıkıp uzak yıldızlara giden dünyaya
Yıkılıyoruz sanki birbirimizin tabutu üstüne
Ağaçlar herkesin boşalan ıssız yalnızlığını kimse yok yerine koyan galerilerin kapısında dikilerek
Açıkta kalan yerlerini örtüp saklayan çoğu zaman gecedir, kepenleri kapanmış insanı tanımazdan gelen
Cümle kervanında ve stü çığırmış ve hayatı tükenmiş afişlerle kar topu oynar gibi galiba istenmediği yerde misafir
Kitabesi okunmadan bozulmuş ateşin külün yolun ve kainat yolculuğunun yabancısıyız artık
Ey aşk sevgiliye selam söyle şu çınlayıp duran vardan yoktan öteden beriden
Ey sevgili eğer rast makamındaysa bam teline dokunan gecen gündüzün aşka selam söyle
Anadan doğma mutsuzluklara selam söyle
Gocuksuz üstsüz başsız ve çırıl çıplak kara düzen sazına selam söyle
Sıcak yaz tarlalarına sonbahar kuşlarına giden bahara şimdiki kara kışa selam söyle
Hem çatısı çökmüş tavanı yıkılmış ocağı barkı sönmüş herkesten selam söyle
Hem de hiç kimseden
Ocak/26
Kayıt Tarihi : 8.1.2026 16:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!