belki yine
gün batarken konuşuruz İstanbul'u
ne varsa dökülür eteklerimizden
ne demlenmişse
acılardan ve aşklardan geçmiş
göl boyunca uçan turnaların kanatlarından süzülen
aynı gökyüzü altında uyuyan çocukların
ve kadınların umutlarından
leblebi tozuna
mor ayakkabıya
ve bir çok anıya dair
göz kenarlarında biriken çizgilerden
saçlarına dokunmak gibi yılların
dudaklarına ve ipekten alnına
ölmeyen ne varsa duvarlara çarptığında
ne varsa üstü çizilmiş kuyulardan
kelebek kanatlarına savrulan zamanın
ve şehirlerin en yaralı yüreğinden
gömülmüş bir ırmak yalnızlığına
ondokuztemmuzikibinonsekiz&istanbul
Nazan YinançKayıt Tarihi : 27.07.2017 15:12:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




"13 temmuz 2011'de" gitmiştim,
İstanbul'a...
Ve "Galata Köprüsün'de" karalamıştım, "Yitik Şehrin İki Dudak Ötesi" ve "Köprü Altı Az Felsefe" başlıklı şiirlerimi,
"Nasılsa kaybolurum ben İstanbul’da
Yada İstanbul beni kaybeder nasılsa" demiştim,
Bir daha yok,
Temmuzlar gelip geçti, İstanbul bir daha karşılamadı beni..
Şiire bir kez daha tebrikler Nazan Hanım...
Yine aynı fotoğraf
Yine özlem artarak
Yine aşk çoğalarak
Tebrikler
gün batarken konuşuruz İstanbul'u
Konuşmaya öyle susamışlık...
Dertleşmeye, açılmaya, paylaşmaya...
Öyle bir yalnızlık...
Kağıt helva tadında güzel bir şiirdi
Tebrikler
Temmuz bana geldiğinde....
Ve bu şiiri her okuduğumda "Köprü altı", yeniden can bulur
Anılarımda...
Bir kez daha tebrikler Nazan Hanım.
Yüreğinizin nefesi sağlık kelâmınızla şiir çağlasın
Yorumunuz güzel olmuş, gönlünüzü beğenerek selâmladık.
Her şey gönlünüzce olsun Sn Şaire Nazan Yinanç Hanımefendi
En derin saygılarımla...başarılar dilerim,
Esen kalınız her daim
TÜM YORUMLAR (12)