Çıkarıldık kökümüzden, nar misali yananlarız,
Yaban elde savrularak, hudutları aşanlarız,
Özümüze hasret kalıp, sokaklarda coşanlarız,
Evcilleşen kalabalık, tutsak düştü zalim çağa.
*
Tarihimiz silinirken, kayboluyor koca izler,
Ne değişti bu dünyada, unutuldu derin gizler,
Yozlaşmanın kollarında, çırpınıyor çaresizler,
Boyun eğdik ferman ile, sömürülen şu toprağa.
*
Köyleri ve kasabayı, bir kenara fırlatırlar,
Özgürlük ve iradeyi, paramparça çatlatırlar,
Bilim, akıl, sanat, fikri; çamurlara damlatırlar,
Böylelikle sürüklerler, ucu derin kör batağa.
*
Sömürü ve sahtekarlık, sokaklarda kol gezerler,
Gerçeklikten kopan canlar, kendi kendini ezerler,
Tarih denen o zindanda, tükürükle can üzerler,
Mahkum olur çürük ruhlar, çöplükteki o yatağa.
*
Yüzler, boyun ve bedenler, bir robotla aynılaşır,
Kırılmanın ardından hep, mizaç bile başkalaşır,
Teslimiyet formasıyla, beyinler de betonlaşır,
Can vererek çekiliriz, kurulmuş gizli tuzağa.
*
Köklerimiz koparıldı, boşluklarda kanarız biz,
Hızla atan nabzımızla, isyanları sınarız biz,
Geri dönmek hevesiyle, geçmişi hep anarız biz,
Külleri harlı savurduk, o yeşerecek yaprağa.
Kayıt Tarihi : 19.08.2026 10:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!