Bir zamanlar adını içimde taşımanın ömür boyu sürecek bir yara olduğunu sanırdım.
Her hatıran geceme düşen uzun bir gölgeydi.
Ne kadar uzaklaşsam da, dönüp dolaşıp aynı sızının kapısına varırdım.
Çünkü bazı vedalar bir kapının kapanması değilmiş.
İnsanın, kendi içine açılan yolu arayıp bulmasıymış.
Meğer zaman, sessiz çalışan bir usta gibi yavaş yavaş sökermiş insanın içindeki çivileri.
Bir gün gelir, acı dediğin şey hatırladığında canını yakmayan eski bir mevsime dönüşürmüş.
Ama şimdi,
Seni hatırladığımda içim yanmıyor mesela.
Yavaş yavaş kabulleniyorum:
Bazen en çok sevdiğin,
Yalnızca bir dersti ruhuna.
Bir sabah kendimi seher rüzgârında buldum,
Yüzümde senin izi değil,
Kendimin ışığı vardı.
Meğer bütün esaret, kendi ellerimle vurduğum zincirmiş.
Kalbimde hâlâ bir yerin var belki,
Ama orada artık gözyaşı değil,
Sessizce yeşeren bir çiçek büyüyor.
Ben seni unutarak değil,
Sevdiğimi kabul ederek özgürleşiyorum.
Ve bu şiiri, İlk kez sana değil, kendime yazıyorum.
S.GÖL
Seyrani Göl
Kayıt Tarihi : 18.07.2025 14:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!