Şu yazlık rüyası, bitiyor cancağızım,
Sırf o mavi suyu, özledim diye ben;
Çizip döneceğim, ıslak kumsallara.
*
Yıldızlar yağacak, tenha balkonuma,
Şu eski fenerin, sönük ışığında,
Yalnızca, hayalin durur başucumda.
Rüzgarım, o koyu gezerken meleğim,
Dalgalar durulur, güneş batınca da.
*
Şu yazlık rüyası, bitiyor cancağızım,
Sırf o mavi suyu, özledim diye ben;
Çizip döneceğim, ıslak kumsallara.
*
Derinden, en baştan,
Çağlayıp köpürüp, taşmak istiyorum,
Taşmak, şu gövdemi kuma yaslayıp da,
Ve sunmak denize, tuzlu yaşlarımı.
Sanırım, üzülür işitsen sesimi,
Sanırım, kıymazsın akan şu yaşıma.
İnlemekten başka, çare yok güzelim!
Yalvarıp yakardım, mavi gök aşkına.
*
Şu yazlık rüyası, bitiyor cancağızım,
Sırf o mavi suyu, özledim diye ben;
Çizip döneceğim, ıslak kumsallara.
*
Dilerim ki bugün, şu garip sahilde,
Mevsimden başkası, düşmesin aklıma,
Tenha bir odada, öylece kalayım.
İzin ver, güneşte tekrar var olayım.
Her yanda izlerin, durur şu kumsalda,
Her yerde gölgen var, bakar şu masada,
Kızmazsın, dalıp da özledim der isem.
Kararan göklerde, uçup gidiyorum.
Sonumu sorma hiç, gün doğmaz burada.
Bugün, hiç suyunu veremedim ki ben,
O narin, o güzel beyaz zambağının.
Rengini atmazlar, solmazlar değil mi?
Bak bu içime dert, sessizlik değil mi?
Bugün hiç susmasam, konuşsam diyorum,
Sussam da, dalgaya haykırıp ismini.
Söylesem duyar mı, kuma düşen sesi?
Dur rüzgar sert esti, bu vakitte neden?
Aslında dünden de, razıyım ben buna.
Ah, o hiç çekilmez gurbetin, var ya sen,
Gel de bekle burda, sabret şu şafakta.
Bilmez misin, her an fırtınaya gebe?
Bilmez misin, veda sonu hep hüzündür?
Anlıyorsun artık...
İsmini her anışta, tutulur dilim...
*
Şu yazlık rüyası, bitiyor cancağızım,
Sırf o mavi suyu, özledim diye ben;
Çizip döneceğim, ıslak kumsallara.
*
Kavgasız bir veda olsun, bu seferki,
Feleğin kastı yok bunda, bihabersin.
Haydi canım, kapat siyah bulutları,
Mavi bir mevsim sun, şu an sen ruhuma,
Avucunda, deniz kabukları olsun,
Saçlarında, yedi renkli rüzgarlar var...
Kim demiş, o bitiş hüsrandır diye bak,
Sonuçta, kısa bir gezinti bu hayat,
Sonuçta bir gezi, dertler bir tarafa.
Gel uzan şuraya...
Isığında yol bulsun, bütün hislerim.
Üşüyen yüreğim, sana emanettir,
Solan o gençliğim, sanadır elbette.
Ne olur yalvarırım,
Ne vakit dönersin diye, sorma bana,
Ben seni, takvimsiz sevdim bil diye yar,
Ben seni, adressiz sevdim bil diye yar.
*
Şu yazlık rüyası, bitiyor cancağızım,
Sırf o mavi suyu, özledim diye,
Çizip döneceğim, ıslak kumsallara.
*
Heceler kum olur, söz deniz kokar hep.
Sakın ha üzülme, ağlamak yasaktır.
Şimdi aramızda, bir adımlık yol var,
Alt tarafı, bir günbatımı zamanı,
Sık dişini canım, geliyorum işte.
Seni, ak köpüklerle selamlamıştım,
Sonra, ak gemilerle uğurlamıştım.
Yine akları giy, kuşan emi sen de,
Beyaz çok yaraşır, o esmer tenine,
Haydi canım, bu fasıl buraya kadar,
Ne olur, bu yazı maziye gömme sen...
Kayıt Tarihi : 13.2.2026 17:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!