-1-
-Ömür törpüsü bir sevdaya düşe kalka tutunurken bana yazıldı-
Yaralanmış yerlerimi yalıyorum şimdi,
Ellerimde bozuk sifon telaşı,
En onulmaz yaralara gülüşünü basıyorum
Alkol kontrolünde.
-2-
-Yandığım düşe,
Kanayan döşe,
Eksik kalan söze yazıldı.-
Yarım kalan yürüyüşlerimi tamamlıyorum şimdi.
Yanlış adres yokuşlarında
Pişmanlığımı sınıyorum.
Her yokuşun sonundan ikinci sana dönüp
Olmayan gamzelerinde kayboluyorum.
Gülersen düşerim,
Ağla da ıslat.
-3-
-Zülfikar'a uzatmışken başımı
Musa'nın asası değince Kızıl Deniz'e
Firavuna yazıldı.-
Düşlerimi fırçalıyorum şimdi.
Soğuk su duşlarından
Sosyalist ülke düşlerine geçtim.
Gülüşüm gülüş değil,
Ağlarsam Kızıl Deniz.
Koskoca Firavunsun,
Pişman olmuşsun, peh!
Ben senden daha iyi yüzerim.
-4-
-Yaz yeni soldu.
(bu gönül)
Sararmış bir eylül sabahında sana yazıldı.-
Bizi mahşere katıyorum şimdi.
Edep yerlerini güz yapraklarıyla ört artık,
Meryem kutsallığıyla seviş benimle.
Ağlat beni, şarap olsun gözyaşım,
İçelim de mıhlar üşütmesin ruhsuz tenimizi,
Çünkü;
Çorak bakışlarla, cılız gülüşlerle
Bizi çarmıha geriyorum şimdi.
19 Eylül 2003
Manisa
Yaren Gürler
Kayıt Tarihi : 21.07.2026 09:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!