Hiçbir şey canımı bu kadar yakmamıştı ve hiçbir şey bu kadar kimsesiz hissettirmemişti. Tutunduğu daldan düşmemek için çabalayan son yapraktım ve sen bir rüzgâr olup estin. Düştüm... Hiçbir yürek böyle bir acıya dayanamazken, ben seni için için sevdim. Sevdikçe koptum benliğimden... Tutunmak istedikçe içine çekildim sensizliğimin durmak bilmez girdaplarına... Her gördüğüm ışık sen yandı. Yanan ışıkları hep sen sandım...
Öyle masum, öyle kirletilmemiş bir dünyadaydın ve sana ulaşmak için geçtim şehirlerden…
Boştu şehirler, kimsesizdi. Birazda sen gibi…
Ben olamazdı. Çünkü ben seninle bir ben’dim.
Öyle masum, öyle kirli…
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta