Ömrüm, ömrüne adak.
Kokum, tenine mühür olsun diye başladı bu hikaye.
Mutlu sonla bitecekti.
Sen, gözlerimde İstanbul'u izleyecektin.
Gözlerin kapalı.
Ben, kollarında huzurla uyuyacaktım bir ömür.
Olmadı.
Meğerse baştan yanlış yazılmış bu hikaye.
Sen masal olmuşsun.
Ben ise kocaman bir yalan.
Sil emri verilmiş silgiye.
İki gözü, iki çeşme kaldırmış başını.
Kaderi silemem, demiş üzgünüm.
Çiz demişler kaleme, karala.
Böyle yazgı olmaz olsun.
Ağlamış, sağa sola saçılmış mürekkepleri.
Ne haddime, demiş haşa.
Kırıp atmış ucunu, yazamam demiş, yazamam.
Yani senin anlayacağın, sevgili,
Kaderimizi yazan kalem suçluymuş.
Ne komik, değil mi? Bir ağaç parçasına bütün suçu yüklemek,
Tıpkı senin bütün suçu bana yükleyip gittiğin gibi, ne acı.
Hala neyi merak ediyorum, biliyor musun? Ben gözlerine aşkla bakarken, söylesene, sağa mı bakıyordun, sola mı?
Ya sana aşk şiirleri okurken, kulakların kimin sesini dinliyordu?
Suç garipmiş, kimse üstüne almazmış.
Ben bütün suçu üstüme alıp bir de özür dilesem, egonu kaşımak hoşuna mı gidecekti?
Söylesene, etkisiz eleman, egondan da mı değersizdi varlığım?
Şimdi hayatımın sağlamasını yapıyorum.
İyiler sağa,
Kötüler sola diyorum da, seni koyacak bir yer hala bulamıyorum.
Neden bana ansızın el oldun, onu da anlamıyorum.
Divitin kağıda dokunup okşadığı gibi okşasaydın saçlarımı,
Baksaydın gözlerime dalar gibi,
Bir kere aşk ile ansaydın adımı.
Ah ah, neler olurdu,
Her şey yoluna girerdi de, bir biz bir yola giremedik.
Kader, ah o kader, ah deyip sıkıyorum dudaklarımı.
Dilime ansızın mühür vuran kader, utansın diyorum.
Kader utansın.
05.08.2026 16:11
Kayıt Tarihi : 6.08.2026 16:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (2)