umutları uykuya dalmış
ılık ninniler kıvamında ve sessiz
hastane duvarlarındaki, işaret parmağını dik bir açıyla
dudaklarına yerleştirmiş
biraz gergin
çokça merhametli
o abla gibi bakıyordu hayat
yuvamızda, adın anıldığında yavrum
hayli zamandır, durdurak bilmeden
sanki bir ateşin üstünde yürüyoruz da
kaçamıyoruz
ya da bir klavyenin
dokunulmak isteğiyle yanıp tutuşan
ama bir türlü dokunulmayan
her hangi değil
kolay ulaşılamayan
(ki o zaman kıymetlenir bir zamanlar sıradan olan)
bir tuşu gibi
sabır ve sükûnet içinde seyre dalmışken biz buraları
içimizden, özümüzden, tenimizden sızıverdin
buralar şenlendi yavrum
anıldığında adın
sana kendimi tanıtıyor olmanın vereceği o tatlı sızıyı
henüz tozlanmamış yüreğinden çıkacak olan baba sesini
ve benim o sesin altında ezilmemek için
biriktirdiğim bunca meseleyi
soru işaretleriyle yaşamaya başladığında
sana onlarca yol açabilip
kendine güzel bir yol çizebilmen için
karar verebileceğin anı görmeyi
hasretle ve sabırsızlıkla bekliyorum
tuhaf duygular
içinde olduğundan sen
annen konuya daha hakim
sonuçta sen bir meselesin
ve mesele annenin içinde
ve tabii ki annen de meselenin
ben de, bir ucundan tutma telaşındayım
başı dönüyor bu ara
altına yastık koyuyorum başının
midesi bulandığında ki
bütün bunların tek sebebi sensin
pek kokmamaya ve kokutmamaya çabalıyorum etrafı
yalnız sen kok istiyor yavrum annen
içimiz dışımız, her yerimiz
mis gibi sen kok
henüz bir erik kadarsın
ama üzülme
biz senin
susam tanesi olduğun günleri biliyoruz
çok çabuk büyüyorsun yavrum
hekim beye tedaviye gittik geçenlerde
senden ötürü elbette yine
fasulye kadardın
inanabiliyor musun
sesini duyduk yüreciğinin
ve ben hiç ummazdım
bir fasulye tanesi hakkında hayallere dalıp
bir erik tanesinin de
bana şiir yazdırabileceğini
seni görmek istiyoruz deli gibi
insan hiç özler mi bir erik tanesini
ama hasretin
henüz çok başındayken daha mevzuunun
etraflıca sardı içimizi
bu arada ileride annen olacak kadında
pozitif ilerlemeler
şaşkınlık yaratacak değişiklikler
bomba etkisi yaratan tepkiler baş veriyor
bu kadar baş dönmesi, bulantılar
ters teper sanırken ben
o henüz gelirken dünyaya
bahşedilen o kutsal his
boy verdi annenin içinde yavrum
duygusal bir sürece doğru gidiyor
kalbinde belli ki
hummalı bir çalışma
mimari bir yeni düzen telaşı
bir bakıyorum, birden yorgun düşüyor
aramızda kalsın yavrum
ben anlıyorum
annen, kalbinde, senin için de yer açıyor
dışarıda olan bitenin
bizim telaş ve heyecanlarımızla
tezat bir durum oluşturduğundan bahsetmeliyim
sana sürekli masallar anlatan
sonra da seni hüsrana uğratan biri olmak istemem
sen doğarken, birileri ölecek mesela bir yerlerde
ya da bir sokak kedisini taşla kovalayacak veletler
ormanları yok edecekler üç beş kuruş için
doğruları söyleyenleri, dokuz köyden kovacaklar
esir etmeye çalışacaklar
ama olmayacaksın
yine de doğacaksın güneş gibi cehaletin üstüne
bilime, sanata ve insana inanacaksın
dik duracaksın yavrum
eğilmeyeceksin hayine, ite, çakal
itibar etmeyeceksin , onursuza, soysuza
henüz cinsiyetin belli olmadığından
şiir boyunca sana unısex bir ifade olan
“yavrum” kelimesiyle hitap ettim
hele bir olgunlaş, sen hele bir serpil
asıl o zaman gör bendeki keyfi ve özgüveni
sakın strese girme içeride
oğlum da hoş geliyor kulağa kızım da
sağ salim alalım da kucağımıza
gerisi yavrum
hem boş hem safsata
27.06.2014
( Oğlum Rüzgar'a )
Kayıt Tarihi : 28.04.2026 02:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!