Kaç kere adım attın yalnızlığa
Kaç kere gömüldün ki saklı sevdaların ıslak çölüne
Senli sessizlik, benli ölümlerde gömüldüm geceye
Neydi bilinmeyen, adını koyamadığım hikaye.
Yasaklı sevdalarda, duvarlar ağladı gözyaşlarıma
Sen bilmezsin onu, tanımazsın tütün kokusunu
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




'Kaç kere tattın yasaklı sevdaları
Sen bilmezsin beyaz güllere kapanıp ağlamayı
Kaç kere duydun, yalnızlığın çığılığını derinden
Sen bilmezsin onu, zifiri karanlığı görmeden
Hüküm sürer bedenimde gecenin kokusu
Gizli kalır derinlerde ölümün tortusu
Aşık oldum son nefesimde, celladımın gözlerine
Sen bilmezsin o bakışları
Göremezsin içindeki derin yakarışları..^
insanın boğuzına bişeyler düğümlenir yaa.. hani acı kaplar her yanını.. iç çekişmele dönüşür sonra.. sonra titrek bir hal alır..
bu gidiş iyi değil, gidiş kötüdür..
bu bir kanatan, yaralayan öyküdür..
ağlatır taş bağlamış tüm yürekleri..
boşuna sallama aheste çek kürekleri
gidiyorum artık şimdi buralardan
yeni şiirlerinle haber sal oralardan..
gitmesem, çok daha kötü olacaktım,
gecenin koynuna saklanıp, ağlayacaktım
tebrikler şairim..yürekten kutlarım..
içten geldiği gibi...
yüreğiniz ve kaleminiz daim olsun....
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta