Dertler büyüdüğünde çökünce ansızın gece,
Çevrendeki dostlar söylediğinde koca yalan,
Çözülmez olduğunda beynindeki kör bilmece,
Ettiğin iyilikler olduğunda hepten ziyan.
*
Ruhun isyanla dolduğunda başlar büyük savaş,
Gözlerinden aktığında damla damla acı yaş,
Yüreğin nasırlaşıp kesildiğinde sert bir taş,
Bağına bahçene saldırır acımasız talan.
*
Fatih'in kemiklerini sızlatan soysuz gurur,
Meclis kürsülerinde haksızca bağırıp durur,
Masum halkın ensesine zalimce tokat vurur,
Yoksulların kaderine yazılır kara ferman.
*
Şiddetli kış vurduğunda başlar soğuk ayaz,
Çaresiz bebeler ağladığında çıkmaz avaz,
Vicdanlar kirlendiğinde kirlenir örtü beyaz,
Günah tohumları serptiğinde tükenir zaman.
*
Mazlumun ahı tuttuğunda kopar dev felaket,
Suçluların üzerine çöker karanlık lanet,
Toplumu çürüttüğünde onursuzca ihanet,
Gözlerin önünü kaplar kapkara koyu duman.
*
Gerçekler yansıdığında aydınlanır solgun yüz,
Dağlar yerle yeksan olduğunda ovalar dümdüz,
Geceler cezasını bulduğunda doğar gündüz,
Yasak lokma yutanların sonu muhakkak hüsran.
Kayıt Tarihi : 8.05.2026 18:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!