Yaş alınca insanlar
Dokuz köşe kasketi bazı yöreler
Takke sarığı bazı yöreler takar
Kafayı sağlama alırlardı
Pantolon şalvarların rengi neredeyse aynı,
Yelekli ceketleri yaz da olsa kışa hazırlık kalın bir ceketi.
Yaşlılar belli olurdu.
Güneş vuran bir duvarın sırtına dayanıp tütünü sarar tefekkürü belliydi yüzündeki kıvırcıklarda.. derdik ki yaşlanmış
Tek bir tabağa konmuş yemeğe sağ 3 parmağıyla ekmek bandırırdı.
Derdik ki yaşlanmış...
Artık dizler çekmez tökezleyip düşmesin deyu bastonu özenle yapar üç ayağa düşerdi, derdik ki yaşlanmış.
Kahve köşesinde iki gözlükle gazete okur, sesini kahverengi ton almış ağırdan konuşurdu. Bir koku yayar kendine has birikmiş ter kokusu mu yoksa bir hacı yağı..
Şimdi bakın kendinize... baktım kendime, yaşım almış ama tipi belirsiz bir tip ile yaşlanıyorum..
Deri ceket ile süslenip dünyaya kazık çakıyorum...
Yaşlanıyorum
Yaşlanıyorsunuz...
Kayıt Tarihi : 24.06.2026 21:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!