Yanık izleri Şiiri - Mustafa Şal 2

Mustafa Şal 2
18

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Yanık izleri

Esma içini acıtıyorsa o buruk arzu
Serin nehirlerini yanık izlerimle süsleyen
Susuzluğumu da anlat ona içinde çöllerin kaybolduğu
Serapları yalnızca seni tüten

Karartılar, mırıltılar ayak sesleri
Taşıyorlar bedenimi peşim sıra
İnsan bilemezmiş can vereceği yeri
Ağlayabilirmişim meğer o sıcacık kucakta

Mustafa Şal

Mustafa Şal 2
Kayıt Tarihi : 19.03.2026 12:22:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Deyramber Cgz
    Deyramber Cgz

    Sükûtun diliyle çözülür bu ağır mühür
    Kör kuyulardan sızan o sönük ferle
    Avuçlarımda biriken tozlu hâtıralar
    Karışır gider serinliğindeki o gizli yere
    ?Artık ne çöl korkutur beni ne o kızgın kum
    Gözlerinin kıyısında dindi fırtınam, sustum
    Bir veda değil bu, yeniden doğmak gibi
    Eskimiş bir masalı dizlerinde unuttum.

    Cevap Yaz
    Mustafa Şal

    Girdi kanıma öpücüklerin en zehirlisi
    Gözlerinin kıyısında dindi fırtınam sustum
    Bir veda değil bu yeniden doğmak gibi
    Etrafımda toz pembe girdaplar bir hoşum

    Şimşekler yıldırımlar aşk vurgunu yakın dostum
    Karışır giderler serinliğindeki o gizli yere
    Nerden bileceksin ben seninle deli seninle doluyum
    Eskimiş bir masalı dizlerinde unuttum

    Sana uymak zor teşekkürler

  • Deyramber cgz
    Deyramber cgz

    Şiir, melankolik bir romantizm ile tasavvufi bir teslimiyet arasında gidip geliyor. Ağlamanın bir zayıflık değil, o güvenli limanda (sıcacık kucakta) bir arınma biçimi olduğu vurgulanıyor. Acıyla başlayan yolculuk, huzurlu bir veda hissiyle noktalanıyor.
    Özetle: Şair, aşkın yakıcılığından kaçmak yerine o yanık izlerini sevgilinin nehirlerine taşımayı ve sonunda o "mutlak sığınakta" her şeyi bırakmayı seçiyor.

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (3)