Hangi ateşti bu ki; yalnız teni değil,
İnsanın
İçinde sakladığı bütün yalanları da yaktı?
Uykusuz gecelerim bir mum gibi erirken
Anladım:
İnsanı yok eden ölüm de değil,
Vicdanından kaçmasıymış meğer
Bir zamanlar kendimi
Sürgün edilmiş bir hükümdar sandım.
Oysa beni yurdumdan eden
Sen değil, dinmek bilmeyen asi nefsimdi.
Her umut küle döndü, küllerin altında
İlk defa hakikatin sessiz nefesini işittim.
Anladım ki
Nemrut'un ateşi sadece bedeni yakardı.
İnsanın kendi kibri ise sonsuz olan ruhunu
Bir damla su aradım o ıssız çöllerde.
Sonra fark ettim: susuz kalan
Dudaklarım değil, merhametimdi.
Yenildim defalarca yenildim.
Her yenilgide gururdu benden eksilen
Taç sandığım her şey
Bir avuç dumana dönüştü.
Saltanat dediğim, bir gölgeymiş meğer
Gökkuşağının renkleri bile söndü.
Çünkü insan,
Kendi karanlığıyla yüzleşmeden
Hiçbir rengi gerçekten göremezmiş.
Sonunda O'ndan başka ne varsa yandı.
Ve ben,
İlk defa, yanmadan yaşanılmadığını anladım.
Kayıt Tarihi : 27.06.2026 06:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Denizli




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!