Başı öne eğildi güneşin,
Bak gölgeler de uzadı,
Bilirsin akşam oluyor
Belli ki vedanın vaktidir can,
Hüzünlenme,
Usulca helalleşelim.
Sen ihtiyar çocukluğunu al götür,
Ben çocukluğumun ıslıklarını alırım yanıma.
Yalnız değiliz işte ,
Hem yanızlıkla yoldaş olur, yanlarına.
Uçsuz bucaksız,
Gönlünün alamayacağı kadar uzak,
Bir tanrıya inanmak kadar yakın ...
Zamansızlığın ortasın da geçti zaman,
kilometrelerce yol yürüsen
Dün'e gidemez akrep ve yelkovan.
Öyle , çeyrekten çok, yarımdan az yükümüz,
Yükümüz bizimi taşır yoksa,
Sırtımız da dev bir kambur işte yükümüz.
Sığamayız ne eve, ne evrene.
Dar bir mezarı bizim diye taşırız,
Bizim mezarımız,
kalbimizin bilmem kaç fersah dibin de
Hani dağları toparlasak bir , kefeye koysak,
Hani tartsak bir terazi de ümitsizliği...
Ağırına gider mi?.
Ağır mı ?
peki hangisi?
..
Kayıt Tarihi : 17.07.2026 01:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!