Mazi boz-bulanık nehir gibi akarken,
duru bir su gibi gelir aşk
içmeden sarhoş olursun..
Beni görünce sal gözlerini gözlerime, sonra git
En acılısından bir ağıt yak, ağla doya doya
Mehtaba sor kalbini, ruhunu dinlet iç dünyanın
Geçmişi, geleceği getir gözlerinin önüne
Sor beni sana, acaba sen bende nasılsın
Kıyamete ramak kala at içindeki şüphe artışlarını
Bir derdim değil ki anlatayım, unutayım
Hangi birini çıkarıp atayım içimden sevgili
Sırtladım senden bana kalanları, şevkle
Hala da şekvam yok çeksemde bile bile
Yoluna düştüm, geri dönmedin ki vefasız.
Daha şimdiden ellerim üşüyor, temmuz'da
Kutuplardaki buz gibi bedenim, sarılmayınca
Ne yaptı seni sevmekten başka, bu kalp?
Atılmış bir çöplüğe döndürdün şu varlıgımı.
Aklımdan geçmiyor değil beddua etmek
(Sükut Bahçeleri)
Bin-bir makamlarda söylenir orada şarkılar,
akşamların en son besteleriyle
Özlem duymaya hasretler kaldığınız,
huzurla demlenip şühu bulduğunuz yerde.
Ağaç diktik çevreye dallansın diye
H ı z ı r gibi daldık destere hızarla
Odun yapıp k ü t ü k olduk be abi
Magandayız simdi biz mahallede!
Aldık elimize r a k ı y ı şarabı
görüpte seni
bana verdiğin tek şey
hüzün oluyor,
başı göge eren mağrur erciyes!
gönlüme gemleniyor bir-bir
yas, keder ve acı.
Ay ışığı diyorlar ona mahallede
Altın saçlarına gümüş rengi katılmış
Gülüşü var yüzünde hiç gitmez iz gibi
Görenlerin alt üst olur hali, dünyası.
Sokaga çıkar bahardan çiçekli elbisesi
"Ohne Dich"
Nacht beginnt die Wartezeit des Leidens
so grausam zu mir, dass Pech dunkel
Weinen, Winseln, überhaupt nicht zu profitieren
Ich habe keinen Wert ohne dich leben.
Aşkı bana öğretin
Ya da ağlamayı
Herkes sevgiden bahsediyor
Sevilenler de kim?
....(Almanca)




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!