Orduya, silaha, savaşa ne hacet,
En möhkem kaleleri yıkar gözlerin,
Birazcık öfkelensin ve biraz nefret,
Baktığında şimşekler çakar gözlerin.
Babadan garibanım, zengini bilmem,
Bakışını bilirim, rengini bilmem,
Şu koskoca alemde dengini bilmem,
Şahsına münhasır bakar gözlerin.
Hüzündür sermayem, hasrettir kârım,
Kalbi dikiş tutmayan bir tövbekarım,
Hükmüne ram oldum, lakin korkarım,
İlmeğini boynuma takar gözlerin.
Hikmeti, alameti çözüldüğü an,
Matemlere bulanıp üzüldüğü an,
İki damla yaş olup süzüldüğü an,
Buram buram toprak kokar gözlerin.
Bulutlar dağılırda yağmur dinerse,
Bakışına başka bir bakış değerse,
Sevgilinin sevgisinden şüphe ederse,
Gemiyi de, limanı da yakar gözlerin.
Kimselere yüz vermem, gülüşüm sana,
Bin kere doğsamda ölüşüm sana,
Gidişim her şeydendir, gelişim sana,
Ne diye canını sıkar gözlerin.
Kayıt Tarihi : 30.04.2026 13:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!