İzmir'de doğdu. Normal bir öğrenim hayatı sonrası hukuk bölümünden mezun oldu. Kendi boş vakitlerinde şiir yazmayı seviyor.
Ne aynalar gördüm
Çehresini başkasından alan
Kendim yansımam olmuş
Babamın öldüğü yaştayım
Durmayan zamanın mahkumu
Bal gibi
Sonsuzluğa uzanan yolun çizgisiydi
Çürük elma çekirdeğinin
Yeşil ağaçlarla dolu resmiydi
Kırsal gibi
Senin bana bıraktığın hatıralar,
Ve içimde kalmış tüm yaşantılar,
Beynimin içinde yankılanan seslerin,
Birden çıktı yuvasından yeni doğmuş bir bebek gibi.
Bilmiyorum kendimi ne dediğimi,
Issız bir yolda giderken
Düşen bir çiy tanesiydin sen
Kırılgan, ufak ancak bir o kadar da değerli
Ve bir o kadar da güzel ki
Kaybedecek kadar kendimi içinde
Her gün görmek isteyeceğim kadar narin
Acıyor
Yürüdüğüm yoldaki dikenler
Tüm bilincime batıyor
Gidemiyor
Her attığım adım ile
Sattı dünyayı kendince
Yürürmüş kendi yolunda beyefendi
Takılıp tökezler miymiş?
Bilmem, ilgilendirmezmiş onu.
Sanki öncekiler kaldı yani
İnsan saçmadır
bir yaz sabahı şemsiyeyle dolaşmak kadar
saçma ve absürt
anlamsız ve aptal
İnsan saçmadır
kendini bilmez bir varlıktan
Canım kardeşim
Koy elini göğsünün soluna
Bak bakalım atıyor mu bir şey
Tik... tak... tik... tak...
Atan şeyin kalp olması senin kalbin olduğunu gösterir mi?
Sen susarken... sen gülerken...
Son bir şelalenin özünde
Akan saçları boğdum
Islak ruhların tapınağında
Kayığın küreğiyle boğuştum
Her birinin gözyaşını
Küçük, kırılgan bir kırlangıç
Uçarmışcasına gezer yer üstünde
Gökyüzünün yegane ışığının altında
Tek bir nefes hissetmek için bedeninde
Sanar kendini gökyüzünün tepesinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!