Ölüm kokmalı toprak, bazen umut
Dünyanın eylemidir, nefsini avut
Gün yarı yarıya gezer, ruhunu uyut
Titremeden ibaret ölüm, sonrası ebedi sükut
Yeşil gelir kara toprağın özünden
Sinemden soğuma
Soğuma sakın yılan sanarım
Uykularımı terk eder
Rüyalardan kaçar seni yalan sanarım
Hayat değil mi? üç beş durak
Mazaretim kabul buyrulsun
Asilerin öksüz kaldığı yerlerde
Sebebsiz gidişim bilinsin
Ayrılığın kutsandığı şehirde
Ani değil, yeter diye feryatlar vardı
iyi ne yapalım sevmezsen
ben ikimiz içinde severim
rüyalarımı ben yaşarım içimde
kanatlarım o zaman belki bulutlara
varsın karabulutlar olsun üstümde
bu kadar zor mu? zor mu?
Cennet bahçesinde bahçivan
Hazretle köşkünde berivan
Dünya gün ve gün çok yaman
Yol biter ömür bitmez ne çare
Kelebeğin toz döken kanadı
Bir elin nesi var iki elin sesi var
Şehir dediğimiz kentler sizde ne var
Kalabalık var gürültü var görmezlik var
Dünyamı küçüldü bir arada ne işiniz var
Caddeler aynı binalar büyük ve bölük mü bölük
Anlaşıldı tamam
Ha merkez neyi nerde yakaladık
Tamam
Ya herkes mey i badeye sakladık
Tamam
Merkez mey ne? Hanesi adres değil mi?
Dede Korkutan destan dinleyemedim es geçtim
Göç başladı obalar kalktı ve yine ben es geçtim
İki büyük göllü üç denizli topraklar
Bin yetmiş bir atalarım geldi ben es geçtim
İlim geldi Kur an geldi hey Anadolu
Ana gibi yürekler doluydu ben es geçtim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!