Yağmurlu Sevdam Şiiri - Veysel Sari

Veysel Sari
174

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Yağmurlu Sevdam

Yağmurlu bir gündü...
Gökyüzü, kentin bütün günahlarını yıkamak istercesine boşalıyordu sokaklara.
Ben bir saçak altına sığınmıştım; hani şu eski mahallenin, zamanı yorulmuş o küskün köşesine.
Sen ise aklımın en kuytu, en dokunulmaz kuyusundaydın.
Parmaklarımın ucunda tütünü kaçak bir cigara,
İçimde, dinmek bilmeyen o kadim fırtınanın uğultusu

Üşüyordum
Ama sanma ki zemherinin soğuğundandı bu titreme.
Yokluğunun ayazı, bir düğüm gibi atılmıştı iliklerime;
Hangi hırkayı giysem, hangi ateşe sığınsam kâr etmiyordu artık.
Sırılsıklam olmuştu anılar; her damlada biraz daha ağırlaşıyordu bu sağır sessizlik.
Sokak lambaları, uykusuz birer göz gibi birer birer uyanırken,
Ben senin hayalinle o zifiri karanlığı bölüşüyordum.

Hani derdin ya hep;
Yağmur berekettir, yağmur arınmaktır.
O gün üzerime bereket değil, kimsesiz bir hüzün yağıyordu.
Gidenlerin bıraktığı o uçurum dolmuyordu işte; ne yapsam nafile!
Bir yudum acı kahve tadındaydı hayat;
Yutkunması kor, sonu hep aynı hüsran, hep aynı yalnızlık.

Bak, yine o köşe başındayım; hüzne demir atmış bir liman gibi...
Yüreğimin pencereleri buğulandı adını her hecelediğimde.
Sildiğim her duman tabakası, altındaki o taze gülüşünü kanattı içimde.
Kime küssem, hangi kapının eşiğine uzansam "yok" dediler;
Yüzüme kapandı bütün menziller, mühürlendi bildiğim tüm adresler.
Şimdi bu kirli ıslaklıkta, bu yorgun kaldırımlarda;
Kendi ayak seslerimin yankısından başka bir tesellim yok.

Belki bir yerlerde sen de bakıyorsundur bu göğe.
Belki senin de saçlarına düşüyordur o eski, o dumanlı hatıralar.
Ama biz artık aynı yağmurda ıslanan iki ayrı yabancıyız.
Senin yolların pırıl pırıl birer ayna, benim yollarım hep çamur, hep engebe.

Yağmurlu bir gündü...
Gidişin, bir kentin dilini yutması gibiydi.
Sen dindin, ben devrildim; şehir bir enkaz gibi sustu, kuşlar gökyüzünü terk etti.
Sokak lambaları birer birer sönerken, karanlık kendi dilinde adını fısıldamaya başladı.
Geriye sadece eski bir ceket, cebimde yarım kalmış bir umut,
Bir de bu bitmek bilmeyen, bu dinmek bilmeyen...
Yağmurlu sevdam kaldı.

Şimdi hangi mevsim gelirse gelsin;
İçimde müebbet bulutlar, tenimde genzi yakan o ıslak sokaklar kalacak.
Kader dedikleri bu olsa gerek; alnımıza yorgun harflerle yazılmış bir veda hikâyesi...

Güle güle ey rüzgarın savurduğu sevdam
Güle güle yağmurlu sevdam

Veysel Sari
Kayıt Tarihi : 22.1.2026 05:56:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!