Bir döşeğe döksem bütün yorgunluklarımı
Höçeken Dedemin ezanı ile uyansam
Gündüz vakti bir tıngırın içine oturup;
Hacce Anamın zukması ile iyice yıkansam
Havası iyileştirir bütün ağrımı - sızımı
Alsam kömbe-yumurta- pindir azığımı
Dayımla çıkarsam koyunumu kuzumu
Karaçayır kabadurak çölde dolansam
Mahalleden arkadaşlarla çayırda buluşsak,
Sapan fırlatıp; dibiş-ıslatmaç oynasak.
Akşam ebemgilde akrabalarla toplansak,
Tepside fırıldak çevirip;ev saylaştırsam
Lapa lapa kar yağsa; yürürken zorlansam
Buzda fındık oynarken; ütülüp zarlansam
Üstüm başım ıslanıp; gece alaflansam
Huriye teyzeme gidip; penesilin yaptırsam
Bilyalı araba yapıp; tepeden aşağı insem,
Kan ter içinde kalıp; bir duldada dinlensem
Çavuş'un tulumbadan; bir gadak su içsem,
Göz ucuyla; suya gelen kızlara baksam
Üç kamış çeksem Hacı Abdullan'ın damından
Uçurtmam yükselince;geçerim dünya gamından
Babamın man kamyonun koskaca camından
Köyümü izlesem;uçtan uca bir daha turlasam
Biçerler tarlaya girse:başında sabahlasak,
Sahibi görmeden; vaginiyetin içine atlasak
Bakkalın önünü gelince; bir torbayı sırtlasak
Urublayı çevirip;Kanber Emmimi kandırsam
Üç-beş arkadaş bulup;çıksam kızıldağına
Işgın Kangal için bakınsam soluma sağıma
Uğrun uğrun geçsek; Kocabıyığın bağına
Sarı kiraz toplayıp;çağla ağaçlarını sallasam
Ali İhsan Hocam gelse; mübarek elini öpsem
Camide sohbetini, canı gönülden dinlesem
Kimlerdensin diye sorarsa;Harinlerden desem
Öğlende namaz kıldırsa; arkasında saf tutsam
Düvene binerdim bir harmana rast gelsem;
Dedemle anadutla patosa sap versem
Yabayla savurup;akşam olmadan bitirsem
Çıkan mahsülü koca harrallara doldursam
Çölde çorak kazıyıp; tenekelerde süzsem
Dagermene gidecek; torbaları ağzını büzsem
Kantarta tartıp; hepsini tek tek sıraya dizsem
Sıramı beklerken;içim geçse uyuyakalsam.
Sevdalı da gelmiş diye toplanıp düğüne gitsek
Elinde tüfekle oynasa;uzaktanda olsa seyretsek
Kimimiz okundu dağıtıp;kimimiz deveye girsek
Kapı kapı gezip;kap gaçak sini toplasam
Buğdaylar biçilince; çerçici gelse gene
Keçiboynuzu-gudayma- çir alsam yine.
Ezan vakti çıkıp hüyüğün en tepesine,
"Yin ho"diye bağırıp tozu dumana katsam
Bağ bozumu gelse;kavatayla havıta çeksem,
Çiğnediğimiz üzümleri kazanlara döksem.
Pişsin diye diyazamla başında beklesem,
Çömceyle verse; şöyle tadına bir baksam
Ocaklığa varsam Ecim domatis soldursa
Ciplerime Kütür - Tike - Sızgıt doldursa
Bibim aşır pişirip; helkeyi elime tuttursa
Uzak akrabaya; yakın komşulara dağıtsam
Emmim bakkalı kitleyip;torbayla gayit getirse
'Eniştem gelmiş''diye Tahsin emmimgile götürse
Yahya Dayım sayıp sövse; herkesi kırıp geçirse
Gülmekten karnımı tutup;gözümden yaş akıtsam
Akşamdan çamur garıp;sabah kerpiç kessem
Horantayla varıp;ayın ışığında ters çevirsem
Baharda duvarlarını örüp; güze evimi bitirsem
Tapulu yerim olmasa da; bari hayalini kursam
Bir sebep olsada; toplansak harman yerinde
Bahar yaz farketmez; güzel günlerin birinde
Uzakta olanlar çoluk- çombalak gelinde
Geçmişi yadedip;gurbeti ortadan kaldırsam
Yazmış kader kalemi, kaldım gurbet ellerde,
Nörüyon, gadanalım sesi hep bu dillerde
Sülalem Hacı Harinler, bizi böyle bilirlerde
İsmi geçenler hörmetine, bir helallik alsam
Kayıt Tarihi : 8.07.2026 13:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
1976 yılında Kırşehir - Mucur -Kızıldağ Yeniyapan Köyünde doğdum. Köyümüzün bulunduğu yer ve konum itibari ile YABANLI AŞİRETİ olarak bilinir ve bende bu aşiretin Hacı Harinler kabilesindenim. 1994 yılında Yüksekokul okumak için çıktığım gurbet yolculuğu devam etmektedir. Şiir ismi geçip vefat edenler Allah Rahmet eylesin ve Aileleri haklarını helal etsin.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!