GARİP
Yokluğunla çöken şu gönül dağımızın
Boranı garip, fırtınası, seli garip.
Kurudu fidanı bostanımızın, bağımızın;
Lalesi garip, menevşesi, gülü garip.
Faydasız peşinden dövünüp ağlamanın,
Irmaklar gibi şehirler aşıp çağlamanın.
Bozlak çalan her türlü bağlamanın
Akordu garip, perdesi, teli garip
Sesi kesildi artık zillerin, kaşıkların,
O buğday benizli, zülfü dolaşıkların.
Türküler söyleyen bütün aşıkların
Sesi garip, sözü garip, dili garip.
Şimdi yanındasın o ulu Mevla'nın,
Hali malum Zahide’nin, Leyla’nın.
Gönüllere yaktığın o büyük sevdanın
Közü garip, külü garip, yeli garip.
Ne bir gönül kaldı ne de gönül alan,
Yok artık seher vakti kapıyı çalan.
"Evladım" deyip seni bağrına saran
Anadolu’nun Kırşehir’i, ili garip...
Kayıt Tarihi : 3.07.2013 22:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bir Kırşehir'li olarak bizi dünyaya tanıtan büyük üstad Neşet ERTAŞ'ın vefatı sebebi olarak yazılmıştır.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!