YABAN BÜLBÜLÜ
Gecenin sessizliğinde cesaret bulup öttü yaban bülbülü
ne bahçesi vardı
ne dinleyeni.
Sesi dağınıktı,
Yuvası
insan kalbinde kırılmıştı.
Kanadında diken izi,
boğazında yarım bir türkü
Kimse duymadı,
Herkes alışmıştı
Kız sesinin
uzaktan gelmesine.
O yaban bülbülü,
bir kız çocuğuydu.
adı konmadan
susmayı öğrenmişti.
Ne kafese sığdı
ne göğe erişti
Arada kaldı.
Yine de öttü.
Bülbül,
susmayı değil
Yanmayı seçmişti
Her ağıt
bir şiire dönüştü.
Yaban bülbülü öttü durdu gecenin zulasinda
ne konacak bir dalı vardı ne koklayacak bir gülü
ne dinleyeni vardı ne anlayanı
Sesi, taşın hafızasına çarptı,
geri döndü
kırılsa da eksilmemişti
Bu ses
bir kuşun değil,
bir kadının içinden
sağ çıkan çocuğun sesiydi.
Kafes bilmezdi,
ama yarayı tanırdı.
Öttü.
Çünkü susmak
ona öğretilmedi.
sessizce yok olmayı değil,
Yanmayı seçti.
Kanadında diken izi,
boğazında yarım bir türkü.
Her nota
bir eşiğe basar gibi
temkinliydi.
Kimse alkışlamadı.
Zaten bu ses
alkış için değildi.
Duyan biri varsa
ya yaralıydı
ya uykusuz.
Yaban bülbülü
bahara güvenmezdi
kışı iyi bilirdi
O yüzden sesi
çiçek açmaz,
iz bırakır.
Ve gece
bir an durdu.
Bilirdi bazı sesler
geçip gitmek için değil
Kalmak içindi.
Azra Nimet Öner
Kayıt Tarihi : 7.2.2026 13:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!