Camekân Cambazı
batan güneşin halsiz kızıllığında
sırıtıyor çekiştirdiğin çocuk yanın
anlamsızlaşan tını
Çıkmaz Sokak
ne çok inandık olmazlara
ne çok çivi çakıldı çürük tahtalara
öfkesi kırık
Dışarıda Atan Kalbim
- Oğluma-
“ben masallara inanmam aslında
inanmadığını yaşayansa şimdi ben”
Düz Hesap Aşk
İlkim’e
yarınlarıma tutunup yol almalardayken
firari umudum davetine ayar
zerrelerime süzülüp sokulduğunda
Envanter
gördümki sırların altında kalan dilçözülür burada
gördümki gönülalacaklısının arzuhali yazılır burada
gördümki faili meçhul fikirlerin sırrıçözülür burada
gördümki içine sızı düşenin kudret narı aranır burada
Geç Mevsim
geçmiş asılı soğuk evde
buyur eder eskimiş kanepe
hücrelerde örülen yalnızlık ağı
toplanır gözlerde katarakt anılar
Gelincik bakışlı çocuk
barutun kokusu bölüyor karanlığın uykusunu
ölüm, çançiçekleri ardında bırakılan tek miras
kutsalıma dönmüş silahların gölgesinde
bilmezler ki sayısız kuyularda
Gökkuzgun
beni bir rüzgar mı
yoksa bir rüya mı attı buralara
kuşları severim
maviyi de
günkara
‘yüz kara gökyüzü kara yürekler kara’
hüzün perde perde aralanıyor Soma’da
bir kavganın
halep
sözde saygıdeğer dünyanın ortasında
apaçık bir yalnızlık
yükseliyor gök semaya çığlıklar
hıçkırıklar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!