1984 yılında Van’da doğdu. Lisans eğitimini Adana’da, Çukurova Üniversitesi İngilizce
Öğretmenliği bölümünde tamamladı. Kariyer çalışmalarını Anadolu Üniversitesi
Uluslararası İlişkiler bölümünü bitirerek devam ettirdi. Erken yaşlardan itibaren
doğaya, insana ve içindeki sese kulak vererek yazmaya başladı. Şairin Kelimeleri
bir arayışın, dizeleri bir tanıklığın izlerini taşır. Şair, şiiri anıların çığlığı ve zamana
tanıklık eden kelimelere serpilmiş duygu kırıntıları olarak görür. Mesleki yaşamında
da edebiyatla yo ...
.......
Çoğunluğun yanlışına doğru diye tutunamıyorum bir türlü
Bu yüzden beni sevmeni de istemem kimse yokken
Beni herkese, her şeye rağmen sev, seveceksen
Bahçedeki tek ağaçsam bekleme gölgemde
Gel!.. Hasretine sinmiş yokluğunu unuttur
Gözlerime görün de avut güzel hayallerimi
Bırak konuşsun kalbin, paylaşsın saklı tuttuğunu
Rüzgâra karış da uğra bana bir akşamüstü
Çağır karanlığı, aç tüm yıldızlarını göğün
İki mum yaktım odamda
Titreyerek birbirlerinin karanlıklarını aydınlatsınlar diye...
Sen bana bakar, ben gözlerine dalar, mum gibi erirdim
Aslında o mumlardan biri sen, diğeri de bendim
Bizimkisi mutluluğu hakkı bilen gözlerin temasıydı
Elleri birleştirememenin dayanılmaz zorluğu...
Bakıp da sarılamamanın uyandırdığı kilometrelerce uzaklık hissiydi
Gelişini beklerken geçmeyen saatlerin zalimliği...
Bizimkisi hayal etmeyi mutluluk gören iki kalbin birbiri için atışıydı
Kısacık dakikalara olabildiğince bakış sığdırma çabası..
Zaman bitirir başlattığını
Toprak kurutur yeşerttiğini
Yokluk varlığı alır aniden
Güneş geceyi bitirir vardığında
Gece, ışığı yutar çöktüğünde
......
Talihsizliği gölge edindim, bırakmaz peşimi
Ne sevsem, kimi sevsem alınır benden
Kafesimdeki kuşuma göz diker kader
Gönlümdeki kelebeklerin ömrünü kısaltır
Yolumun üstüne dikenler serper bu kader
Cehennemi yaşamak için ölmek mi lazım?
Yüreğin dağlanması için kor bir ateş?
Gömülmek için toprak mı lazım?
Yalnızlık için gidilemeyecek bir uzaklık?
Yokluğunda daha fazlası var!..
Sessizlik yorulduğunda uğra bana
Suskun duygularınla çal kapımı, zaman fark etmez
Kelimelerin titrese de dinlerim seni, bıkmadan
Konuşmasan da anlarım hikâyeni gözlerinden...
Belki de kırık ruhuna dokunacak sözlerim olur
Bir sabah şeytanın dolduruşuna gelen bir kuş
Penceremi kıracakmışçasına hedef seçti kendine
Nihayet açıldı gözlerim, kulaklarımın uğursuz haberiyle
Dikti gözlerini gözlerime bekledi, alay edercesine camdaki
Ne uçtu ne de kaçtı, seyre daldı yarattığı huzursuzluğu
Mutsuzluk dağıtmayı kendine ganimet sanan zavallı!..
Yine böyle gökyüzünün berrak olduğu bir geceydi
Karanlığa meydan okuyan yıldızlar yarışıyordu birbiriyle
Ne cin ne peri ne de etrafta huzuru bozan birileri...
Melekler görse güzelliğini, kaçışırdı kıskançlıktan
Karanlık bile gizleyemedi gözlerinin ışıltısını
İşte böyle bir gecedeydi talihsizliği kalbimin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!