Venizelos
Venizelos Havaalanı.
Bir akşamüstü.
Rüzgâr: ılık değil,
kararsız.
Biz:
iki bekleyiş arasında sıkışmış insanlar.
Kader,
check-in bankosunda yeniden yazılıyor.
Bir köşede sevda var.
Sessiz.
Ayak ayak üstüne atmış.
Bakıyor sadece.
Kimse bizi görmüyor.
Kalabalık çok,
ama temas yok.
Ağzımızda tuhaf bir tat:
yarım kalmış cümle gibi.
Konuşamıyoruz.
Sanki dil bile bavula konmuş.
Saatler uzuyor.
Metal koltuklar soğuk.
İçimiz daha soğuk.
Ve biz
orada,
beklemenin içine düşüyoruz.
Sen geçiyorsun içimden:
çocuklar, anne, baba…
hepsi aynı anda.
Hiçbir şeyim yok belki,
ama her şeyim orada.
Bir uçak kalkıyor.
Yorgun.
Sanki o da gitmek istemiyor.
Gökyüzü daralıyor bir an.
Sonra açılıyor.
Göçmen kuşlar gibi dağılıyor yönler.
Atina Havaalanı.
Koşan insanlar.
Gidenler.
Dönenler.
Ben duruyorum.
Seni yaşıyorum.
Seninle uçan ihtimalleri.
Bir bank.
Üç arkadaş.
Sessizlik.
Herkes kendi kaderine yaslanmış.
Ve biz
aynı anda değil
ama aynı yerde buluşuyoruz.
Zaman kırık.
Saatler başka ülkelerde çalışıyor.
Sonra bir şafak.
Bir şey bitiyor gibi.
Ama bitmiyor.
Sadece yön değiştiriyor.
Ve şimdi:
Saatler, duraklar, istasyonlar…
Hepsi aynı şeyi söylüyor:
sen ve umut
Kayıt Tarihi : 18.04.2026 18:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!