Alın teri diye güzel bir söz vardır
O yüzden erkek adam ter kokar
Elleri sanıldığı gibi yumuşacık olmaz
Çünkü çok çalışır ve elleri nasır tutar
Erkek adam kime denir biliyor musun?
Erkek adam laf değil, iş üretir.
Alın teri dökmeden ekmek yemez.
Elleri yumuşak olmaz, nasır tutar.
Çünkü o eller evini, yuvasını kurar.
Erkek adam sağda solda boş konuşmaz.
On beş ile kırk arası yarım bir ömür
Erken dökülen yaprak gibi olacak.
Takvim değil, mevsim şaşıracak.
Gençliğin ortasında bir sessizlik,
Sofrada eksilen sandalye gibi.
Pazar akşamları çok heyecanlı geçerdi
Çünkü o gün temiz bir banyo akşamıydı
Banyo suyu küçük soba üzerinde ısınırdı
Fakir evlerde ise güğüm üzerinde olurdu
Okula giden çocuklara öncelik verilirdi
Eski İstanbul gibi ağır yürür geceler,
Sultanahmet’te bir martı susar, bir ezan iner.
Kubbeler mavi, denize düşer bir gül kurusu,
Ve ben o eski devrin rüyasını görürüm yine.
Zaman değil, biz eskidik galiba biraz,
Eskiden her evde bir ev telefonu vardı
Şehir dışından eş dost ve akrabalar arardı Komşunun
telefonu olmazsa bizden arardı
İki üç dakika derken koyu sohbetler başlardı
Hey gidi günler hey! Nerede kaldı eski sohbetler
Ahilik demişti eskiler,
"Elin açık, dilin bağlı olsun" diye.
Kapı açık, gönül tok,
Bir selam bin kazanç ederdi çarşıda.
Şimdi bir dükkan var köşede,
Annem diyor, "Doğduğun ev senin kaderindir."
Ancak kaderin en önemli noktası eş seçimidir
Evlendiğin kişi kaderinin çekim merkezidir
Doğru insanı bulursan cennetin tam kalbidir
Sadece görünüşe bakıp yanlış seçim yaparsan
Ayakkabısı komşunun oğlundan kalma,
Bir beden büyük, topuğu yamalı.
Pantolonu dizinden sökük, annesi dikmiş,
Gömleği solmuş, ama ütüsü düzgün.
Çantası bez, fermuarı kırık.
Dalgalı saçların vardı ve sen farkında değildin
Saçlarını arkaya doğru tarayışın beni benden alırdı
Sonra o gülüşlerin yok mu herkesten başkaydı işte
Belki de gülüşüne âşık olmuştum
Uzaktan izlerdim her şeyini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!