YURDUMUN EKMEĞİ AŞI GÜZEL
Sis çöktü Boğazlıyan'da obaya
Guüm koydum tezek yanan sobaya
Kaşık salladım hamurlu çorbaya
Yurdumuzun ekmeği aşı güzel
Kalbim konuşursa dilin lal olur
Yıkılır dünyan sana bir hal olur
Doğruyu söylesem adım del'olur
Yüreğim suskun, dilin bülbül senin.
Ağcaozan
ZAMAN İÇİNDE
Mümkün değil, zamanı durdurmak
Sen, en iyisi geleceğine bak
Dün karanlık, yarın güneşli sabah
Boş ver, çoğalsın saçlarındaki ak
Ne Ala Memleket
Suratlarda türlü maskeler
Aşınmış riyakăr yüzler
İnsanlıktan bihaber
İnsana verilmiş sözler
NE BİLSİN
Odun ateşiyle ocak tüterdi
Analar söndükçe odun atardı
Bir tas yemek tüm aileye yeterdi
Yeni nesil ne bilsin tüm bunları
NEFİS
Közde ateş olmalı
Semaverde çay
Deli gönlüm
Ne sırça köşk ister
Ne altından saray...
Bozulmaz bala şekeri katan sen
Bitli baklayı ămăya satan sen
Haramı helalmiş gibi yutan sen
Ne doymaz nefsin varmış insanoğlu.
AĞCAOZAN
NE GEÇTİ ELİNE
Ekmek parası için dağları aştın
Dert kervanında yollara düştün
Bir fani dünya için çok uğraştın
Ne geçti eline ey deli gönül
NE GÜNLERE KALDIK
Teknoloji ileri, insan geri
Bir bir harcadık tüm değerleri
Mumla ara da bul, eski günleri
Ne günlere kaldık, ey ahali!
NE GÜZELDİ GÜNLERİMİZ
Temizdi dünya bir zamanlar
Cennet gibi koylar, limanlar
İyi, kötü herkesçe bilinirdi
İyiler unutulmaz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!