Bir söz duymamış nasihatten,
velhasıl kelâma lüzum kalmamış.
Kaç kuruşumuz haybe yere harcanmış…
Bu sırrın orucunu tutuyor yıllardan beri.
Keskin bir karar bu, içine sinmiş;
ama yürek bir köşeye çekilmiş—
korkudan sinmiş.
Vurmuş taşa baltasını,
kesemediği odunları kendine yük etmiş.
Bir yılan kıvrılmış yatağın ucuna;
zihin, uyandığını akledememiş.
Bir bağırış, bir haykırış bu—
ağız suskun, göğsü delip geçmiş.
“Geç saat oldu, kalkalım,” demiş;
ruhunu sandaldan toprağa indirmiş.
Dip dibe ecelin
en kuytu diplerinde
göz gezmiş.
Bu canı alan—
yakana yeğ imiş.
Rüyalar, rivayetlere mazhar imiş.
Bir kıvılcıma bakar—
aşk, demiş.
Sevgi, korunda dövülen
bir tav imiş.
Kötü niyet,
her mübaha kadir imiş.
Cesaret pençe pençe aczetmiş;
onur, döne döne pervaneye meyletmiş.
Öz bir olduğu hâlde
hamur kirlenmiş;
Velhasıl—
kelâma duyar kalmamış.
Kayıt Tarihi : 5.04.2026 16:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!