NERDE HANİ
Çocukluğum kayboldu camların buğusunda
Portakal ağaçlarına takılıp kalmış umutlarım
Ölüm gelmiş dayanmış kapıma
Ölüm sarmış etrafımı
MİRAS
Büyüklerimizden bize miras kaldı ayrılıklar
Cebimizde taşıdık hep acılarımızı
Emaneten aldığımız sevinçlerimiz
Başkalarının elinde rehin oldu
İMKANSIZ
Öyle uzak ki kurduğum kentler
Belki canlanır dönüşünde ölü düşler
Kayboldu bu kentte hayaller
İşte öyle imkansız yaşadığım sevgiler...
İNADINA
Acıların kalesinde büyüdüm ben
Vuruldukça yürekler ateşler yaktım
Kundakladılar sevdanın ocağını da
Dimdik ayakta durdum zulmün ortasında
İNANIR MISIN
Sensiz iki yıl geçti aradan
Ve ben hala matemdeyim
Gecenin bir yarısı uykuya hasret
Senin için hüzünleniyorum desem inanır mısın?
(evren’e)
BİR SEVDA BÜYÜT
Bir sevda yetiştir canım yurdunda
Kardelen gibi asi olsun
BARIŞ’A
Sen kız arkadaşına
Cevap yetiştiremezken
Ben bir mesaja hasretim
Ama ne fark eder Barış kardeşim
BEKLEYİŞ
Bak sabıkalı bir gecenin avucundayım
Gözlerim uyku yoksulu kaç gecedir
Bir bağnazın yağmur duasından sonra
Gelmeyecek olan yağmuru beklemesi gibi
Yasaklar koydular aşkımıza
Anlamsız, değersiz yasaklar
Önce sen, sonra onlar
Aldılar beni bu sevdadan
Bir şair çıkıp geldi ardından
Mısralar döktü, dizeler yazdı adımıza
YAPRAK DÖKÜMÜ
Sen gittiğinden günden beri
Sevgiler çürüyor bu kentte yavaş yavaş
Her yer bayatlamış hasret kokuyor
Ve caddeleri uğultulu bir yalnızlık türküsü dolduruyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!