YAPRAK DÖKÜMÜ
Sen gittiğinden günden beri
Sevgiler çürüyor bu kentte yavaş yavaş
Her yer bayatlamış hasret kokuyor
Ve caddeleri uğultulu bir yalnızlık türküsü dolduruyor
YARALI ZAMAN
Seninle birlikte
yollara düşer bir ayağı aksak zaman
karanlıklar yozlaşır, yollar çürür
Silifke ovasını anılar yığını doldurur
YARIM
Yarım kalmış bir şiir var masanın üstünde
Yarım kalmış bir insan bu kentte
Bir edat misali tek başına anlamsız
Sen yoksan eksik bir şeyler var bende.
YILLAR ÖNCE
İstediğin kadar kapat şimdi gözlerini
İstersen hiç açma
Üşümüyorum artık
Yıllar önceydi
YAKINDIR
Umut ekiyorduk çorak topraklara
Gözyaşlarımızla suladık çatlayan yürekleri
Acılara inat, yıldızlarla süsledik gülüşleri
Güneşin gidişiyle çöken karanlıklar
ŞAİRİM
Şairim ben şimdi
Ustanın dediği gibi
Sevda işçisiyim yani
Senlerdir,
Otuzundan sonra şair olmak
Ellisinden sonra, daha on yedisinde
Bir kıza aşık olmaya benziyor
Oysa ben seni on yedisinde sevmiştim
On sekizinde çılgın bir aşık
Yirmisinde hasretine batmış
TADI YOK
Ne zeytinin, ne peynirin
Tadı yok bu sabah
Gözlerimde demleyip
Şekersiz içerim çayımı bilirsin
SON DAMLA
Bu son damlaysa denizi taşıran
Ok da fırlamışsa yayından
Ve bıçak da dayanmışsa kemiğe
Bir de çiçekler kopartılmışsa dallarından
SON DEM
Bir akşam vaktinde ömrüm
Sensizliğe yelken açmış zaman
Gece yaklaşmakta yavaş yavaş
Gözlerim gömülüyor karanlığa ağır ağır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!