Zenginin kapısında eksik olmaz köpeği,
Garibanın yanında durmaz kimse.
Zengin kural tanımaz;
Gariban ise ceza yer her gün.
Adalet, göstermelik sadece;
Garibanın ahı kalmaz, af...
Allah'a havale eder sadece,
Sonunda erer muradına Allah katında.
Yalancı dünyanın kaderi bu:
Zenginsen dostun çok olur,
Garibansan sırtına semeri vuran çok olur.
Adalet, duvarda yazı sadece...
Allah'a havale eder her seferinde,
Garibanın ahı kalmaz yerde.
Zenginin ise ölünce yoktur dostu;
Şatafatlı günler bitince kalmadı kimse yanı başında.
Vicdanlar sağır, gözler kör olmuş,
Mazlumun rızkına haramlar dolmuş.
Zenginin bağı bahçesi gül açar ama
Garibanın dalında umutlar solmuş.
Parası olanın sözü altın sayılır,
Fakir konuşsa her yerden kovulur.
Mizan kurulunca elbet sorulur;
O gün ne rütbe kalır, ne de bir şanı!
Hak yemek zengine olmuş bir hobi,
Dünyayı sarmış bir yalan harbi.
Garibanın tek derdi ekmeği, harcı;
Onun da sırtında hayatın yükü, gamı...
Altın kadehlerde zehir içilir,
Garibanın ömrü dertle biçilir.
Sırat köprüsü elbet geçilir;
O vakit sorarlar: "Hani nerede, hani?"
Kayıt Tarihi : 9.06.2026 12:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!