Saat işte,
bazen geceye şiir yazmakla geçer
Bazen gecelerce çıldırmakla
Bazen omuzlarına yaslandığın birileri olur
sürurla geçer.
Bazen de saklı hüzünler sokağında
birilerinin hayaliyle…
Kelimesiz sözler söylenir bazen
Gözler ve gülümsemelerle
Çiçeklerin rengiyle
Rüzgarın uğultusu
Gecenin karanlığıyla
Ve gece boyunca
Saatlerce
Telafisi mümkün çok şey var bu hayatta
Eskiyen yenilenir, eksilen kazanılır
Peki ya duygular pazarında
çalınan güven mahkumları telafi edilir mi hiç?
Bir söz bıçağıyla ortadan ikiye ayrılan teslimiyet saflığı peki?
Ya da şekil tezgahlarında ucuza satılan pahalı sevgiler?
Ya da kaybedilen duygular
geri alınır mı bu diyarda hiç?
*
Yine hayatın neresindesin diye soruyorlar.
Bende bilmiyorum neresinde vardım.
Hayat var mıdır benim için;
ya da hayatımı anlamlı kılacak
Biri var mı ?
neleri vardı bende;
onu da bilmiyorum
Dünya mı var, aşk mı var,
Mana mı var, yara mı var,
Sevap mı var, günah mı var.
Yoksa o’mu var hayatımı anlamlı kılan
İşte ondan da emin değilim
lakin hala var olmak için yaşıyorum.
Yaşamaya izin var mı,
vakit kaldı mı,
var mıyım bilemedim...
Sensizliğin karanlık şahikasına
Güneş ödünç dokundurur ışınlarını
Ve şimdi güneşte söndü.
Yok oldu gönül makamımda.
İstemezdim ayrılığı .
Ne yapayım
Yansıdım bu mevsimin sokağına
Şimdi senden başka
Renkler de şekiller de yok oldu
Sen oldum
ben makamında.
*
Ben bahçıvan değilim çiçekleri sorma bana
anlamam senden başkasını
Yabani ot nedir bilemem
Koparmamı isteme ne olur
Öyle kıyamam ki her kurumuş köke…
Halbuki demişlerdi:
Uzaklarda diye bir yer var
Varmak için ne çok unutuyor insan
Bir gün kandırılacağını
Bir gün aldatılacağını
Bir gün unutulacağını
Uykuda olduğunu
Ve bir gün uyanacağını unutuyor insan
Bu dünya kuyusunda
Yusuf olduğunu.
Ruhunun çıkmak için çırpındığını
Göklerden kuyuya sarkıtılan
bir ipe tutunması gerektiğini
Kuyudaki suyun bir gün kuruyacağını
İçindeki mücevherlerin sahte parıltısına aldanıp
kuyunun karanlıkta olduğunu
Kuyuya düşmeden önceki mutluluğu
ve aydınlığı aradığını
unutuyor insan…
*
Yara derinlerde bir yerde
uyutmayan bir sancı var sessizliğin içinde
İnsan önce hüznün kaynağına aşık olur,
sonra da hüznün kendisine.
Ve bir gün hüzün de çeker gider
bu çaresiz takvimden.
İşte o vakit hazandan geriye
anlamını yitirmiş bir yaprak kalır
Dalı noksan
ağacı noksan
suyu noksan
redfer
Kayıt Tarihi : 7.1.2026 01:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!