Vasiyet Şiiri - Silezya Şiirleri

Silezya Şiirleri
72

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Vasiyet

Eğer bir gün ölürsem,
Kimse dökmesin ardımdan o geç kalmış yaşları.
Ben yıllarca teslim oldum kendi karanlığıma,
Kayboldum bu kalabalık sağırların arasında.
​Çarptım çocukluğumun o soğuk duvarlarına;
Bir salçalı ekmekteymiş meğer hayat,
Bir akşam ezanı telaşında,
Bir dostun sebepsiz gülüşünde...
Anladım, ama geç kaldım.
​Ben sevgiyi hep uzaktan izledim;
Buğulu bir camın arkasından,
Sokakta oyun oynayan çocuklara bakar gibi.

​Bir çiçek bile düşmedi avuçlarıma,
Ne bir "iyi ki varsın" tesellisi,
Ne de "kendine iyi bak" diyen bir ses.
Alkış tuttum hep başkalarının saadetine,
Kendi sessizliğimde boğulurken o gürültü.
​Her doğum günümde aynadaki yabancıya,
Sorup durdum: "Neden doğdun?"
Mumlara değil, gerçekleşmeyecek düşlere üfledim.
Ben büyüdüm, ama içimdeki o çocuk
Dizlerini kırıp ağlamayı hiç bırakmadı kuytularda.

​Mezarıma çiçek getirmeyin artık,
Toprağa koymak için değil,
Yaşarken tutmak için isterdim o kokuyu.
Bir anlık tebessümdü tek muradım,
Kimse anlamadı, ben de anlatamadım;
Huzurunuz bozulmasın diye içime gömdüm her şeyi.
​Bilin ki;
Ben zaten yıllar önce öldüm o umutla birlikte.
"Üşütme" diyen bir annem,
"Ben varım" diyen bir dostum yoktu belki...
Ama gölgemle koydum başımı her gece yastığa.
​Bir kalp vardı deyin, sevgiye aç,
Artık duaya bile yorgun.
Yaşarken duyulmamış bir kalbin ardından edilen dua,
Sadece sessiz bir vedadır artık.

Silezya

Silezya Şiirleri
Kayıt Tarihi : 10.04.2026 01:03:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!