Bağlı kaldım bir ömre, yollarım sana varır.
Ağıt yakar yüreğim, her gece canım erir.
Sağıt artık yaramı, bu dert beni öldür.
Sağıt ki şu gözlerim hayata güle bilsin.
Damıt gözyaşlarımı, varsın dertler son bulsun.
NAKARAT;
Sağıt yaramı Mevlam, damıt şu göz yaşımı.
Zaman değirmeninde öğütme can taşımı.
Fani dünyanın yükü ağır bindi sırtıma.
Varlığın sızısını felsefeyle ben aştım.
Karanlık bir gölgeye bağlı kalır her heves.
Zaman bir değirmendir, ağıt yakar her nefes.
Fikir denen bu yara sağıt ister durmadan.
Hakikati canında, sağıt ruhu yormadan.
Ömrün özünü burada, damıt hiç uyumadan.
Toprak biner sırtına, insan ağır bir yükmüş.
Cevap arayan zihin göğe boynunu bükmüş.
Zamanın ötesinde sessiz bir bağ kurarak.
Yaralı bilinçleri sağıt menzile varıp.
Varlığın sırrını seç, fani dünyayı sarıp.
NAKARAT;
Sağıt bu ruh efkârın, bala dönsün bu zehir.
Kaderin ince ipliği elindedir Pir.
Gönül fırtınası dindi, akıl ışığı doğdu.
İnsan koca evrende dengeyi şimdi buldu.
Görünen bir seraptır, asıl olan derinde.
Kaderin ince ipliği aklın ellerinde.
Bilgeliğin tasıyla her bir zehri bala kar.
Ruhundaki sızıyı sağıt, bitsin bu efkâr.
Damla damla eriyen ömre felsefeyle bak.
Gönül fırtınası da dindiği zaman artık.
Aklın temiz ışığı ile aydınlanır can.
Keder kök salamaz hiç, dağılır gider duman.
Zamanın nehri akar, akan her anı kalır.
İnsan bu koca evren içinde denge bulur.
ENGİN TOPKAN (29.05.2026)
Engin TopkanKayıt Tarihi : 4.07.2026 21:48:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



