Ela gözlerin bulutlandı,
kirpiklerin karanlığa yaslandı.
“Seni beklerim” diyordu yollar,
sen ise arkana bile bakmadan uzaklaştın.
Söyle…
Böyle yarım bırakıp gitmek,
gerçekten vakti miydi?
Dinlemedin içimin sızısını,
hevesle kurduğum cümleleri.
Hüzün oldum geceye,
üşüdü rüyalarım sen gidince.
Bir yüzüm vardı sana bakan,
şimdi gölgelerin içinde kayboldu.
Ayrılığa bu kadar hazır mıydık?
Vakti miydi gerçekten?
Bilemedin değerimi,
özenle sakladığım sevgimi.
Bir ömürlük emekti içimdeki,
sen bir anda yıktın, dağıttın.
“Gidiyorum” derken
bana değil, kendine rağmen gittin belki…
Ama soruyorum yine:
Böyle yakıp yıkmanın vakti miydi?
Bir ok gibi saplandı gidişin,
nefesimi kesti.
Bir hançer gibi parçaladı içimi,
kaldım öylece yarım.
Ellerimi bağladı sessizlik,
zincir gibi çöktü omuzlarıma.
Tüm yükü bana bırakıp
şimdi gitmek… vakti miydi?
Ve der Zeynep:
“Kime varayım, hangi kapıya dayanayım?
Bu yol nereye götürür beni,
sensiz nasıl toparlanayım?”
İçimde bir ses “boş ver” der ama
yüreğim izin vermez.
Bunca şeyden sonra
vazgeçmenin vakti miydi gerçekten?
@dsız..
@dressiz mektuplar✍️✍️✍️
Kayıt Tarihi : 28.11.2025 14:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!