Vaktim doldu artık, söner ışıklar,
Ecel kapım çalar, hüzün eşikler.
Deryada kaybolmuş eski aşıklar,
İyi misin bilmem, ben iyi değilim.
Mektubum yasaklı, elimde kaldı,
Hayalin ansızın kapımı çaldı.
Ruhumu amansız bir keder aldı,
İyi misin bilmem, ben iyi değilim.
Titreyen ellerim tutmuyor kalem,
Sessizce izliyor şu koca alem.
İçimde dinmiyor bitmez bir elem,
İyi misin bilmem, ben iyi değilim.
Yıkılmış duvarlar, tavanlar çökmüş,
Hasretin belimi yerlere bükmüş.
Sanki bütün dünya yasını çekmiş,
İyi misin bilmem, ben iyi değilim.
Mühürlü zarfımın dili susuyor,
Zaman üzerime zehir kusuyor.
Hangi rüzgar esse sensiz esiyor,
İyi misin bilmem, ben iyi değilim.
Yatağım bir zindan, odam sahipsiz,
Gidişin zamansız, vedan talihsiz.
Kaldım bu şehirde dilsiz, kimsesiz,
İyi misin bilmem, ben iyi değilim.
Bir mektup yazdım ki, ucu yanık dert,
Kaderin kanunu bazen çok namert.
Dünyam zindan oldu, hayat bana sert,
İyi misin bilmem, ben iyi değilim.
Adını andıkça sızlar bu yaram,
Gönül sarayımı eyledin viran.
Vuslatı beklerken doldu bu sıram,
İyi misin bilmem, ben iyi değilim.
Dualar gönderdim göğün katına,
Binmişim ömrümün yorgun atına.
Razıyım sevdanın en ağır hattına,
İyi misin bilmem, ben iyi değilim.
Garip Murat der ki; yolun sonu bu,
Kapanmış defterin en acı babı.
Toprağa karışan aşkın cevabı,
İyi misin bilmem, ben iyi değilim.
Kayıt Tarihi : 10.04.2026 17:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!