ÜZÜNTÜ ŞİİRLERİ

ÜZÜNTÜ ŞİİRLERİ

Ümran Aldıç

Ölmeden ölüm varmış.
Dünya ne kadar darmış.
Sevenlerin kalbini
Dikenli güller sarmış.

Bülbül gülü görünce,
Güzelliği ne kanmış.
..

Devamını Oku
Ozan Rari

Onlara baktıkça ürperiyorum,
Sanki gizli bir sihir var gözlerinde,
Parlaklığı ve canlılığı zaten herşeyi yansıtıyor
Ne kötülük ne de bir kin var
Sadece seni anlatıyor,
Ruhunun güzelliğini, temizliğini...
Gözlerine baktıkça ne hüzün kalıyor ne de üzüntü,
..

Devamını Oku
Mehmet Ali Tuna

Hazan yaprakları düştü sanki yorgun düşlerime
Keşkeler oldu sen gideli yaşlanmış sevgi dağarcığında
Nankörlük etsen bile hoş görürdü boşa geçsede yıllar,
Parçalanmış sevdaların yeri olmaz üzüntü keder kalır..

Grimsi bir renk kaldı gözlerimde kayıp giden resimlerden
Unutur sandım işte yaşanmış masalsı aşk hikayesinden
..

Devamını Oku
Sultan Duran

Gurbet diye diye hasret eyleme
Yüreğine köz koyup ateş eyleme
Üzüntüme üzüntü katıp figan eyleme
Gözyaşlarına boğulup sel eyleme
Umut ellerinde kendine dert eyleme
Yaralayıp kendini harap eyleme
Ayrılığı besteleyip hitap eyleme
..

Devamını Oku
Orhan Erdoğan

Bazen umut olur bazen de hüzün
Hayal giydirilmiş gecelerimde
Gündüz güneşimdin gece yıldızım
Hayal giydirilmiş gecelerimde

Hayeller katardı beynimde tren
Zaman hızlı gider tutmuyor fren
..

Devamını Oku
Ahmet Hamdi Ünal

Simdi ben, ne istedigimi bile bilmezken bir hayalkirikligi.
Sebepsiz yere hakli bir uzuntu.
Belki bazi hayallerin,
Gerceklesmeyecek umutlarin ardinda biraktigi bir bosluk.
Veya, kiskanclik,
Bir parca, anlamsizlik.
Ne olursa olsun, yipranan bir sevgi,
..

Devamını Oku
Murat Akbaş

Bilir misin ağlamak nedir?
Hani gözlerinden damlamaya başlar.
Durmaksızın ağladıkça ağlarsın.
En doğal üzüntü.
İnsan olduğunu hatırlatır.
Ağladığım için mutlu olurum.
Silmek istemem, hatta öyle kalsın.
..

Devamını Oku
Nilgün Akçay





En güzel anılar ,
....Sonsuz mutluluklar,
.........Kaygısız yaşanmışlıklar,
..

Devamını Oku
Erol Güngör

Acı olan, gücenme, kırılma ve küsmenin verdiği üzüntü değil
Sevildiğini sanan insanın, bu sevginin yalan olduğunu anlamasıdır
İnsanlar birbirlerine zararsız ve masum küçük yalanlar söyleyebilir
Fakat aşk, sevgi ve dostluk konusunda asla yalan söylememelidir…
Yoksa bir gün çarpılır, kendi başına da gelir, pişmanlık fayda etmez.

Acı olan, bir insana verdiklerini onun ikide bir başına kakmak değildir
..

Devamını Oku
Aytekin Orhan

Gece içine saklanır
Bilinmeyen tarihe yazılan düş
Hiçbir şey eskisi gibi değildir
Yaşanan, yaşanmış olanın yanında
Üzüntü yeni milatları getirir

Gerçek takvimlere örtülür
..

Devamını Oku
Necdet Göknil

Bu ne üzüntü,
Bu ne gözyaşı?
Dünyanın kahrını
Sen mi çekiyorsun?
Alt tarafı bir ayrılık!
Senin çektiklerini
Ben de çekiyorum.
..

Devamını Oku
Gülşah Süder Uzunmehmetoğlu

Ne yazabilirim sana dair bilmiyorum ki? Hayattayken ne hissediyorsam,söylemiş içimde tutmamıştım.Her şeyi konuşabilen kaç kişi vardır bilmiyorum. En çok seninle otobüs seyahetlerini,bilmediğimiz sokaklarda saatlerce yürümeyi severdim. Sessiz gecelerde saatlerce balkonda oturup uzun uzun sohbet ederdik.Bir türlü anlam veremezdin insanların neden böyle davrandığına.İçinde kötülük yoktu ki,sen nasılsan herkes öyle olsun istedirdin, ama malesef olduramadın.Ve hepte anlamsız yere kendini suçlardın; o kadar hassas,o kadar duygusal.
O gülen, yeşil gözlerini son kez açık görmek isterdim. Aslında istemezdim.
En son seni Mudanya iskelesinde geride bırakmıştım.İlla karnımı doyurmak istemiştin, yolda inip poğaça almaya kalkmıştın.Kıyamazdın ki.42 yaşında da olsam senin küçük kızındım. Son defa sarıldığımı bilmeden; iki kere sıkı sıkı sarılmış,boynundan öpüp kokunu her zaman ki gibi içime hapsetmiştim.Arkamı dönüp el sallamıştım.Gözlerinde üzüntü yoktu, tam tersi mutlu; ışıl ışıldı. Zamansız bir zamanda sevdiğini karşısında bulmanın mutluluğu vardı.Çünkü gene süpriz yapmış hiç beklemediğiniz bir anda iki günlüğüne kapınızda bitivermiştim.
Eğer o hastane odasında görseydim gözlerini biliyorum ki mat bir yeşil olucaktı.
“Köhne İskele” şiirimde yazdığım gibi; en son bir iskelede bırakmıştım seni.Ama bizim iskelemiz ne köhne ne de şehrimiz silikti.Bana her zaman güç veren güneş ışığı parlıyordu,mis gibi deniz kokusu, gökyüzünde martılar...
Mudanya’ya giderken babannemim mezarlığı gözüküyordu köyünüzle birlikte. Hayıflanmıştım -bir türlü ziyaret edemedim babannemi- diye.Hayat öyle bir şey yaptı ki bana; sen şimdi orada yatıyorsun ve ben hem seni hem babannemi ziyaret edicem.
05.07.2011 Bükreş
..

Devamını Oku
İbrahim Faik Bayav

-Beklenen kar geldi-
Kimbilir kaç vatandaş, bu kış kar'ı bekledi.
Kar yağmaz olduğunda, derdine dert ekledi.
Bir sabah, görüldü ki, o kar gelmiş yağıyor;
Sevindi, gülümsedi, ''Şükür Rabbim'e'' dedi.


..

Devamını Oku
Mehmet Ali Tuna

Pervasız bir düştün aklıma geldikçe feleğim şaştı
Başkasına bırakma sen al canımı hasret çekerken
Koca bir yalanmış sevdamız bitmez denen bu masal
Direnmek neye yarar yıpranan gönlüm sana ağlar…

Geriye kalan sadece nefret ihanet hatıralardan
Güzellikler yarım kaldı senle gitti ne varsa dünden
..

Devamını Oku
Murat Karali

Sen ağlama ne olur,gözyaşların akmasın.
Yüzündeki tebessüm,gözlerindeki umut,
Ne üzüntü,ne hüzne yerini bırakmasın.

Sen üzülme,dertlenme,seni seven biri var.
Sevinçli,hüzünlüyken,hem güler hem ağlarken,
Seninle olmak için,sevmeye kılmış karar.
..

Devamını Oku
Mehmet Ali Yılbaşı

Bir kadın halı üzerinde oturan
Kalay tencerede köpüren yemek
Parmağında rastık taşlı yüzük
Ayak bileğinde halhal bilezik

Başını sağa sola salladı yabancı
Şüphe ile etrafına bakındı
..

Devamını Oku
Taşkın Erdinç

An değilmi Anı olan,
An değilmi yarım kalan,
An değilmi mutluluk,
An değilmi üzüntü,
An değilmi senle geçen,
An değilmi tekrarı istenen,
Sen istediğinde gelen,
..

Devamını Oku
Ali Şile 2

Ellerin olup donmedın bana ne zulum Liflerdeydı vucuduna ne zulum İnancın olmadı bana ne acı Fırlat benı ucurabıldıgın yere.. Kardelen kokusu gıbı geldı burnuma Üzuntu sardı bırden kalbımı Bıraktı koku bedenımı Ruzgar savurdu bırden sallandım kendı kendıme Aşıgım dedım asıgım
..

Devamını Oku
İlknur Çekici

Özledim seni
Gidişinin ilk günü
Bu zorunlu gitmeler
Beni derinden etkiler
Acı üzüntü keder
Bir bir beni çevreler

..

Devamını Oku
Su Eda Gümüş

Kaç ay oldu görüşmeyeli hiç saydın mı. Ben sayamıyorum. Saymakta istemiyorum. Hiçbir tarih güncemde yazılı değil artık. Günleri saymazsam tarih atmazsam hiçbir sayfaya, seni de yazmamış olurum saydım. Adını söylemeyi unutur dilim, gözlerimden silinir yüzün, günler geceler geçtikçe eskir sandım. Hatırlamak yerine unutmayı seçtim bu yüzden kendimi eve kilitledim. O kitapçıdan kestim ayağımı, biliyorum ki her kitabın her sayfasında elimde olmadan seni okuyacağım, bir hayal perdesinde sen olmayan her şeyi sen ilan edeceğim, o hastalığım yeniden depreşecek ve ben yine bir şizofren gibi kendimle seni uzun sohbetlerin içinde büyüteceğim. Bazen selam gönderiyorsun vefalı bir dost gibi, bak seni unutmadım der gibi, bazen de alay eder gibi. Alıyorum almasına da sanki bana göndermemişsin gibi, sanki sen, sen değil de başka biriymişsin gibi. Böyle saymak uyuşmuş düşüncelerimin istifini bozmuyor. Biliyorum ki senden geldiğini söylesem kalbime yine düşüverecek ellerine, yine yolların bitmeyeceği zaman tüneline. Lakin son günlerde bir haller oldu bana. İnsan zamanla her şeye alışırda etki etmezmiş ya alıştığı her neyse hani kendinden bir parça haline gelirmiş, öyle bir şey galiba bu. Acının uyuşturduğu düşünceler acıya alıştı da yine kendini gördü galiba. İçimde bir deniz var dalga dalga. Her dalga esişlerinle kalbime dokunuyor yine. Öyle bir sağanak geçiyor ki içimden gözlerim bile onu zaptedememekte. Öyle güzel bir serinlik ki, bu o yağmurdan kaçmak istemiyorum onunla ıslanmak nedense huzur veriyor bana, hatta durulduğunda özlüyorum. Biliyor musun ağlamayı bile sevdim. Hep severdim ama bu his farklı. İçimde kaynağından çıkıp yol bulup gelen yaşlar beni sonbahardan da güzel bir mevsimle tanıştırdı. 5. mevsim diyorum şimdilik çünkü ne yaz ne kış ne de ilki baharların ve sonu da değil. Seni de oraya taşıdım artık orda yaşayacaksın. Yok saymak yetmedi, var olmansa yokluğunu getirdi. Uykuyla uyanıklık arası vardır ya gerçek kadar sahici ama bir düştür aslında gördüğün. Orada saklıyorum artık seni. Ayrılık bitirmemiş biz’le başlayan cümleleri. Ayrı ayrı kentlerdeyiz. Ayrı ayrı duygular düşünceler insanlar girip çıkıyor hayatlarımıza. Artık ben senin için gerçekte yokum ve sen de bende. Buna rağmen bir bağ var aramızda. Hadi ben sevdim de ondan kesemedim bu ipleri ya sen, sen neden bıçakla kesip özgür bırakmıyorsun yüreğini. Sonbahar ayrılıklar için yaşar ilkbaharsa kavuşmak kavuşturmak için, kış yokluğu anlatır yalnızlığı benim kitabımda yazsa en’lerin hepsini büyütür koynunda. Şimdi içimde süregelen mevsim hiçbirinin adını taşımıyor ne kavuşmak kaldı ne ayrılık ne yokluk var ne varlık. Benimle yaşıyorsun her nefeste ama senin hissedip de 24 saat yaşayamayacağın gibi. Biliyorum bunları anlatmama gerek yok sen adını koyamasan da farkındasın. Hayatımız benim çözemediğim bir şekilde hala birbirine denk düşmekte. Ben burada yaşıyorum sen yaşadığımdan habersiz beni yazıyorsun. Bir dosta mektup gönderiyorsun ona anlattıklarında sanki kendimi okuyorum. Garip hem de çıldırtacak kadar garip. Bu kadar benzemesi hayatlarımızın, ya senin kalp gözün açık ya da ben etrafımda olup bitenden haberdar olamayacak kadar aptalım. Yine de bir nedeni olmalı bunların. Elbet bir gün de sonu. Şimdilik bu tesadüflerin çılgınlığından kaçabilecek bir sağanağım var. Yıkıyor tüm üzüntü ve kederleri hatta sevinçleri. Bir tek korkuların tortuları arınamadı bu sağanak altında. Bazen yaşadıklarımdan korkuyorum. Ben de aşkının son hatırası şizofren nöbetlerimde kaybolursam bulur musun beni. Yoksa bu halimi görmek yani delirdiğimi daha mı mutlu eder seni, şımartır mı yüreğini. Hayatımdan çek artık ellerini, kopar şu ipi. Ben
seninle özgür kalmak istiyorum 5.mevsim bekliyor bizi. Hadi artık azat et beni.
..

Devamını Oku