/önünden dün gece geçtim, misafirliğini çok sevdiğim o bahçenin
solmuş, ellerinle diktiğin çiçekler, boşalmış sanki kulübesi köpeğinin
içerden gizli kahkahalar yükseliyordu sadece, en önde senin sesin.
Ahh…ne kadar yalanmış meğer, ‘yeter ki sen hep mutlu ol’ demeler
şimdi anlıyorum…, şimdi daha iyi anlıyorum./
koşuyorum,
çan eğrisi tersten işlemekte
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Devamını Oku
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
İSTANBUL'U PEK BİLMESEM DE ŞİİRLERİNİZİ OKUYUNCA GEZMİŞ GÖRMÜŞ GİBİ OLUYORUM BİLMEDİĞİM YERLERİNİ VE YURDUM İNSANLARINI.TEBRİKLER CEVAT HOCAM.TAM PUAN SELAM VE SAYGILARIMLA..
''Ben geçerken şöyle göz ucu ile baktım da o kör bahçelere, közlü mektup ve fotoğrafa''
O göz ucu ile bakmanız bana neler neler anlattı bir bilseniz.
Yürekten kutlarım. saygılarımla.
Şiiriniz maziye bir yolculuktu...Çoğu kez acıtan...
Ama her şeye rağmen uzun bir koşudan sonra denize ulaşmak...
Sizi okumak büyük mutluluk...Saygıyla kutluyorum...
Uzun bir maratondu, tadı damağımda kaldı ve yorgunluğa değdi. Yüreğinize sağlık.Saygılarımla...
Aşk öyle bir noktaya geldi ki...Aşık olunca insanın oturup şükredesi geliyor...Çünkü toplum eski derinliğini yitirdi...İlişkiler duygular içtenliğinden çok şey kaybetti...
Toplum,sevilen öznenin seçeneğininde çoğalıp belirsizleştirildiği,sevgi uğruna hayıflanmanın ise anlamsız sayıldığı bukalemun aşklar çağını yaşıyor...
İstanbul’un namus incisi göğüslerinden nasıl emzirilmektedir aşklar.düşünmemiz gerekir...
Derinliğine bir anlatım,bir o kadarda düşündürücü dizeler...Beğeniyle okudum...
Yüreğinize ve emeğinize sağlık...Kutluyorum...Tam puanımla listeme büyük onur verdi bu güzel eseriniz...
İstanbul’un namus incisi göğüslerinden nasıl emzirilmekte ise bir kadar da caniler tarafından hançerlenmekte. Tebrikler güzel bir yorum.
.....................
ayaklarım suya değiyor ellerim iki yanda, kapan iskeleleri tam karşımda
haliç, sarmala beni, şişesiz kezzap dökülmüş sularından sana geliyorum
inan sonra Akdeniz, sonra açık denizler, yanmadan ulaşırsam kıyılarına
her dalgaya kulaç vurduğumda, gene sen olacaksın şiirlerimin başlığında.
ben bu havasını İstanbul’un, atacağım adımlara nefes diye saklıyorum. ............güzeldi..kutluyorum...
ben bu halini İstanbul’un, sana ördüğüm hayallere giydiriyorum.
GİYDİRDİKÇE AŞKI, YÜREĞİNİN SESİNİ DUYAR OLDUM CEVAT BEY : )
YÜREĞİNİZE SAĞLIK : )
T.Puanımla
G ö k m e n
Istanbulu sevmezse gönül aşkı ne anlar
Düşsün suya yer yer erisin eski zemanlar
Sarsın bizi akşamda şarap rengi dumanlar
Ben bu şiirde; İstanbul’un namus incisi göğüslerinden nasıl emzirilmektedir
Repertuarlarımızdaki aşk’a doğru adımlar ve şarkılar, onu anlatmaya çalıştım.,
Anlayana ….. Anlamayana aşk olsun.
Yüreğinize sağlık
Cevat bey kardeşim.
Selam ve
muhabbetlerimle...
Bu şiir ile ilgili 104 tane yorum bulunmakta