Uzak diyarlardan esen bir yeldin,
Sıcak kumlardan bu deme sen geldin.
*
Bilinmez illerin narı bendedir;
Kırmızı esrarın karı bendedir.
*
Okyanus geçilir tahtadan salla,
Ruhunu dinlendir o gizli falla.
*
Adını duymadık meyveler tattım,
Zamanı bir vahşi nehre fırlattım.
*
Güneşin doğduğu o yerden koptum,
Cevahir sandığım kilidi öptüm.
*
Pazarda satılır bin türlü bahar,
Anlayan dimağa onda hayat var.
*
Kakule kokusu sarar havayı,
Unutur gidenler orda davayı.
*
Muson yağmurları ıslatır canı,
Bilinmez çöllerin her susuz anı.
*
Çölün gemisine bin de gidelim,
Bu yalan dünyaya veda edelim.
*
Yüksek dağ başından duman eksilmez,
Gariptir bu eller kimseler sevmez.
*
Kehribar tespihte hapsolmuş zaman,
Vermez ki yorguna bir nebze aman.
*
Uzak rüzgarların ıslığı dilde,
O egzotik sancı ne garip halde.
*
Adını bilmedik kuşlar ötüşür,
Yüreğim o demde sızlar tutuşur.
*
Zümrüt ormanların tüyden hafifi,
Mümkün mü eylemek onun tarifi.
*
Işıltılı nehir akıp da gider,
Sihirli bir değnek kederi siler.
*
Baharat yolunda yiten kervanım,
Gizemli sesleri duyar sol yanım.
*
Bir yabancı dilden şarkılar söyler,
Oynar durur orda ağalar beyler.
*
Misk-i amber saçar esmer güzeli,
Görmedi böylesini cihan ezeli.
*
Kaybolmuş şehirler kumun altında,
Sırlar gizli kalmış ejder tahtında.
*
Hurma dallarında sallanır gece,
Bu gizli mısralar dilde bilmece.
*
Mercan kayalıktan parlar anılar,
Bizi bu rüyada kimler ki sallar.
*
Anka kuşu kalkar kaf dağından bak,
Bize bizden yakın o kara toprak.
*
Gecenin rengi de kapkara tül,
Açılır bahçede o kırmızı gül.
*
Karanfil kokulu sabahlar ırak,
Bu yorgun bedeni kendine bırak.
*
Altın yaldız kaplı tapınak yolu,
Gidenlerin hepsi bir hayal kulu.
*
Bilinmez bir derttir yakar içimi,
Görmedim kimsede böyle biçimi.
*
Fildişi kulede mahpus mu kaldın?
Yoksa deryada hayale mi daldın?!..
*
Kavurucu sıcak, yakan bir nefes,
Bir koca kainat dar gelir kafes.
*
Oturup rüyanı hayra yorarsın.
Kaybolan aklını orda ararsın!..
*
Semada yıldızlar dans eder durur,
Uzakta bir davul güm güm de vurur!
*
Abanoz tahtında oturan sultan,
Anlamaz halinden eylersin figan.
*
Papağan söyler o bildik sözleri,
Görmez mi acaba senin gözleri?
*
Neylesin fakir o sarı altını,
Bulamaz yiyecek bir tek zeytini.
*
Sandal ağacının kokusu derin,
Oturup gölgede sükut eyleyin.
*
Sihirli fenerin mumu sönmeden,
Şu garip devranlar geri dönmeden.
*
Yağmur ormanında damlanın sesi,
Alır götürür büsbütün hevesi.
*
Oradadır o esmer tenli dilber,
Teni yakut gözleri de bir amber.
*
Rengarenk giysili insanlar gezer,
Bu gizli alemi bilmem kim sezer.
*
Uzaktan çağıran bir ses var gibi,
Derinden yaralar o sadık kalbi.
*
Kaplanın pençesi zehirli çiçek,
Bu hayat bil ki bir gün bitecek.
*
Gizemli tanrılar taşta uyuyor,
Sessiz çığlıkları kimse duymuyor.
*
Palmiye gölgesi, serin bir vaha,
Gerek yok dünyada bir başka daha.
*
Sihirli halıyla uçsam havaya,
Gitsem o bilinmez yüce davaya.
*
Kervansaraylarda sönmüş ateşler,
Gündüzü kovalar o karanlık şer.
*
Puslu gecelerde bir fener yanar,
Yorgun yolcuları orda kim sınar?
*
Uzak diyarların masalı bitmez,
Gönül bu diyardan istese gitmez.
*
Güneş batarken o kızıl sahil,
Bu gizli dünyaya sen de ol dahil.
*
Esrarın perdesi kalkmıyor neden,
Bilinmez yollara düşüyor giden.
*
İpek kumaşlara sarılmış beden,
Neylesin ruhunu o arzu güden.
*
Gizli bahçelerin kapısı kilit,
Açamaz o kapıyı hiçbir yiğit.
*
Ruhumu hapsetti o büyülü gaddar,
Bilinmez bu yolda daha neler var!
*
Yılan oynatıcı çalar kavalın,
Aslı astarı yok senin mavalın.
*
Kına yakmış eller, gözleri sürme,
Gidip de o yari sakın ha yerme.
*
Uzak diyarlarda bir garip kuşum,
Sanki bu dünyadan ben mi düşmüşüm.
*
Cevahir deryası, dibi görünmez,
Bu yola girenler geri hiç dönmez.
*
Ateş böcekleri parlar gecede,
Bin bir mana gizli o tek hecede.
*
Sihirli iksirler, derman mı arar?
Verdiği o karar kime ne yarar?
*
Pazarda satılır köleler canlar,
Bu zulmü hiç görmüyor Süleymanlar.
*
Altın kafesteki o dertli bülbül,
Neylesin bahçeyi olsa bile gül.
*
Mabetler içinde tüter bir tütsü,
Bilinmez ne zaman gelir örtüsü.
*
Gizemli bir eldir değen tenime,
Neler geldi acep benim serime.
*
Kızgın kumlara bir damla su gerek,
Yorgun yolları aşmalı diyerek.
*
Uzaktan yankılanan bir çan sesi,
Alır götürür her bir son nefesi.
*
Piramitler dilsiz, sırlar saklıyor,
Sanki ordaki zamanı aklıyor.
*
Harem geceleri gariptir canım,
Tüter durur orda benim sol yanım.
*
Baharat kokulu rüzgârlar eser,
Gelen kervanın yolunu kim keser?
*
Zümrüt kaplı atlar, yeleleri sim,
Bilinmez bu yolda nicedir halim.
*
Büyücü kadının sözleri yalan,
Aklımı başımdan eyledi talan.
*
Pagan ayinleri, ateşten danslar,
Karanlık gecede kayboldu canlar.
*
Vahşi ormanların kralı aslan,
Gel de şu ağacın dibine yaslan.
*
Serap görür çölde dervişin biri,
Açılır bir anda taştan kabiri.
*
Zaman akıp gider bir nehir gibi,
Bulamaz teselli bu dertli gibi.
*
Rengarenk papağan, tüyü bir sanat,
Açar o göklerde hep mavi kanat.
*
Uzak rüzgarların ıslığı dilde,
Neler saklı acep şu garip halde.
*
İpek yolu yormuş uzun kervanı,
Bulamaz kimseden eski dermanı.
*
Tapınak dansçısı eyler bir eda,
Olur mu bu candan o yere fayda?
*
Kızıl güneş batar engin denize,
Neler söyler acep o sözler bize.
*
Gümüş tas içinde şarap mı sundun?
Yoksa bu hayale sen mi dokundun?
*
Çölün masalıdır bitmek bilmiyor,
Giden o kervanlar geri dönmüyor.
*
Uzakta bir duman, kervan mı gelir?
Dertli yüreğimin sükutu erir.
*
Neylesin fakir o sarı altını,
Görmedi dünyanın hiç sefasını.
*
Bak o gizli mabet sükut içinde,
Aklım kalmış hep esrarın peşinde.
*
Kavurucu rüzgâr, savurur teni,
Unutursun orda eskiyen yeni.
Kayıt Tarihi : 1.08.2026 09:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!