Kapı Duvar Adlı Üyenin Nedir Yazıları - Antol ...

  • Godot'yu Beklerken

    27.08.2024 - 16:06

    Hınç: (Fransızca lugatte)Güçsüzlüğün kendini sürekli olarak yenilemesi sonucu ortaya çıkan sıkıntılı his. İntikam arzusu ile birlikte kişinin kendine zarar veren sancılı kin duygusu.
    Hınç: (Max Scheler’in tanımı) Kişilerin kendilerini gerçek anlamda tanımamaları, sınırlarını bilmemeleri, güçlü veya zayıf olmalarından haberdar olmamaları, güçlüler ya da güçlü olduklarını varsaydıkları karşısında kapıldıkları korku nedeniyle kendilerini ifade edememelerine neden olan korkaklık ve cesaret eksikliğinin yarattığı duygu…

  • Godot'yu Beklerken

    27.08.2024 - 16:04

    Ölümü ve geçiciliği kavramadan, içselleştirmeden, anlamlı ve erdemli yaşamak mümkün değildir. İnsanlar bu ikisini kavramak yerine geçiştirmeyi tercih ederler. Benlikte oluşan ve doldurulamayan o koca boşluğun sebeplerindendir bu!

  • Godot'yu Beklerken

    26.08.2024 - 02:06

    Sartre’a göre insan; ‘’Ben bu varlığımla ne yapacağım?’’ diye soran bir canlı. Canlı cansız diğer varlıklarda bunu göremiyoruz.

  • Godot'yu Beklerken

    26.08.2024 - 02:05

    Siyaset siyasetçilere bırakılmayacak kadar ciddi bir konudur. (Charles De Gaulle)

  • Godot'yu Beklerken

    26.08.2024 - 02:04

    Zihniniz tahmin ettiğinizden de kuvvetlidir. Yeter ki odaklanın ve odaklandığınız şeye ulaşmak için gerekeni yapın. Bu sayede biçimsiz enerji maddi forma sıkıştırılır. (Robert Collier)

  • Godot'yu Beklerken

    25.08.2024 - 02:46

    Roma imparatorluğu döneminde, imparatorluğa bağlı olan Kudüs valiliği her sene gelenek gereği kalabalıkların isteğine göre bir mahkumu serbest bırakırdı. Vali Pontius Pilatus, iki mahkumu halkın huzuruna çıkarır. Bir tarafta her türlü pisliğe bulaşmış, yemediği halt kalmamış Barabbas, diğer tarafta ise düşünce suçlusu Nasıralı İsa. Pilatus, bu ikisinden hangisini bırakayım diye bağırır. Kalabalıklar hep bir ağızdan ‘’Barabbas’ı bırak’’ diye haykırır. Pilatus aynı soruyu yinelediğinde yine aynı ses yükselir. Uzun lafın kısası bazı topluluklar o denli cahil ve kördür ki, onlar için yapacak bir şey yoktur. Yanlışa sürüklenmek onların adeta kaderidir.

  • Godot'yu Beklerken

    25.08.2024 - 02:44

    Aptallık, düşman ordusundan bile tehlikelidir.

  • Godot'yu Beklerken

    25.08.2024 - 02:44

    Herşeyi moleküllerine varana dek incelemek insanı bilgi sahibi yapar. Kavrayış sahibi değil!

  • Godot'yu Beklerken

    25.08.2024 - 02:42

    İnsan, savaşı bile estetize edebilecek bir varlıktır.

  • film replikleri

    24.08.2024 - 13:53

    - Bakma kalıbına ödleğin tekidir, geç karşısına diklen
    - O ördeğin tekiyse ben de kazın tekiyim
    - Ördek değil ödlek, ödlek. Yani korkak.
    - Haa tamam ben cesurum di mi?

    (Tokatçı filminden bir replik)

  • Godot'yu Beklerken

    22.08.2024 - 04:30

    Ne kadar uğraşırsa o kadar avucunu yalar insan bu hayatta. Dere gibi olmalı o yüzden. Akmalı yolunda. İçine gireni alıp götürmeli, girmeyene de selam etmeli. Zaman zaman taşsa da dere etrafa, asla kapılmamalı lüzumsuz telaşa!

  • Godot'yu Beklerken

    22.08.2024 - 03:07

    Zor zamanlar güçlü insanlar yaratır. Güçlü insanlar refah ve kolay zamanları yaratır. Kolay zamanlar zayıf insanları, zayıf insanlar ise zor zamanları yaratır. Burada döngüsel bir tarih anlayışı vardır. Bu hikayeyi medeniyetlerin hikayesi olarak ele alanlar da vardır. Büyüme ve gelişme, duraklama ve en nihayetinde çöküş!

  • Godot'yu Beklerken

    22.08.2024 - 02:59

    Bir tartışmada haksız çıkmak karaktere olumsuz etki etmez. Bilakis o karakterin yükselmesini sağlar. Egosuna hizmet etmekten başka vazifesi olmayanlar bunu göremezler.

  • Godot'yu Beklerken

    22.08.2024 - 02:58

    Düşük seviye hazlar için tek gereken paradır. Yüksek seviye hazlar için ise zaman ve vizyon gerekir.

  • Godot'yu Beklerken

    21.08.2024 - 03:19

    Karl Popper’e göre mesele ‘’Kim yönetsin?’’ meselesi değil, ‘’Kim başta olursa olsun derin toplumsal hasar bırakmayacak denetim mekanizmaları ya da kurumsal yapıları nasıl kurabiliriz?’’ meselesidir.

  • Godot'yu Beklerken

    21.08.2024 - 03:17

    Sanatın rahatlatıcılığı, gerçekliğin içinde sıkışıp kalmış ruha alan açmasıdır. Bu alan gerçek dışı lakin yüz güldürücü, duyguları coşturucu, dinlendirici bir alandır.

  • Godot'yu Beklerken

    21.08.2024 - 03:16

    İnsanlar asırlar boyu iyi ile kötü arasında bir uzlaşmazlık olduğuna inandılar oysa bu doğru değildir. Gerçek uzlaşmazlık hakikat ile yalan arasındakidir. İyi ile kötü yalnızca o uzlaşmazlığın sonucudur. Hakikatin içinde uzlaşmazlık bulunmaz. Yalanlar ise insanın hastalıklı bakış açılarının ürünüdür. İnsan yalan üretmeyi tercih eder. (Don Miguel Ruiz)

  • Godot'yu Beklerken

    21.08.2024 - 03:15

    Sezgi, kendinizi bir nesnenin, objenin içine koymanızı, ondaki biricik ve dolayısıyla ifade edilemez olanla çakışmanızı sağlayan bir tür entelektüel duygudaşlıktır. (Henri Bergson)

  • Godot'yu Beklerken

    18.08.2024 - 23:34

    Çevremizdeki nesnelere bakıp nedenlerin işleyişini düşündüğümüzde, tek bir örnekte asla herhangi bir güç ya da zorunlu bağlantı, sebebi sonuca bağlayan ve birini diğerinin şaşmaz neticesi kılan bir nitelik keşfetmeyiz. Tek bulabildiğimiz birinin gerçekten de diğerini takip ettiğidir. Bir bilardo topunun itkisine diğer topun hareketi eşlik eder. Dışadönük duyulara gözüken tam olarak budur. Zihin bu nesnelerin ardışıklığına hiçbir duygu ya da içedönük izlenim hissetmez. Dolayısıyla neden-etkinin hiçbir tikel, tikel örneğin güç ya da zorunlu bağlantı fikrini akla getirebilecek bir şey yoktur. Evrenin sahneleri sürekli değişir ve bir nesne kesintisiz bir ardışıklık içinde diğerini takip eder. Fakat tüm makineyi harekete geçiren kuvvetin gücü bizden tümüyle gizlenir ve kendini bedenin duyulabilir niteliklerinden hiçbirinde keşfetmez. Aslında ısının her zaman aleve eşlik ettiğini biliyoruz ama aralarındaki bağlantının ne olduğunu tahmin ya da tahayyül edecek durumda değiliz. (David Hume- İnsanın anlama yetisi üzerine bir soruşturma s.62)

  • Godot'yu Beklerken

    18.08.2024 - 22:52

    Olağan durumlarda neden ve nedeni olduğu düşünülen şeylerin bir arada bulunması ve ikisinin aynı şeyde birleşmesi bize göre zorunlu değildir. Tersine ne birincisi ikincisinin aynıdır, ne de tersidir. Bunlardan birinin kanıtlanması diğerinin kanıtlanmış olduğunu ya da birinin yadsınması da diğerinin yadsınmış olmasını gerektirmez. Dolayısı ile bunlardan birinin varlığı diğerini zorunlu kılmadığı gibi, birinin yokluğu da diğerinin yokluğunu zorunlu kılmaz. Örneğin suya kanma ve su içme, doyma ve yeme, yanma ve ateşle yüz yüze gelme, aydınlık ve güneşin doğması, ölüm ve boğazlanma, iyileşme ve ilaç içme, ishal olma ve müshil kullanmadan tutun da tıpta, yıldız biliminde ve diğer mesleklerde (Neden ve sonuç olarak) birlikte bulunduğu gözlemlenen şeylerin durumu böyledir. (İbn Rüşt- Tehafütül tehafüt s.461)

  • Godot'yu Beklerken

    17.08.2024 - 23:40

    Hayat, insanların yapıp etmelerini, sözlerini ciddiye alacak, üzerinde duracak kadar uzun değil.

  • Godot'yu Beklerken

    17.08.2024 - 23:36

    İnsanlara hayatınızdaki tatlı gelişmeleri, yaşadığınız sürprizleri, acıları ve eğlenceleri, gelecek planlarınızı ve projelerinizi anlatıp da zaman harcamayın. Zaman en kıymetli hazinenizdir. İnsanların bir çoğu bunu umursamayacak, anlattıklarınızı dinlemeyecek, kalanı da içten içe başarısız olmanızı isteyecektir.

  • Godot'yu Beklerken

    17.08.2024 - 23:33

    Hayatına giren çıkanları çok dert edinenler, kendi zihinlerinin gücüne odaklanamazlar. İnsanların gelip geçici, zihnin ise daima orada içinizde olduğunu unutmayın. Bütünleşecekse insan, kesinlikle kendi zihniyle bütünleşmeli!

  • Godot'yu Beklerken

    17.08.2024 - 23:23

    Ne yaparsanız kendinizi gerçekleştirmek için yapın, ne üretirseniz kendinize olan saygınız için üretin. İçinizdeki enerjiyi etrafa saçın özünüz gereği. Kemiğe ulaşmak için yapmayın eylemlerinizi sirk canlıları gibi!

Toplam 639 mesaj bulundu