Kapı Duvar Adlı Üyenin Nedir Yazıları - Antol ...

  • Godot'yu Beklerken

    19.09.2024 - 14:59

    Kağıda tutku duyduğunuz 20 şey yazın. Sonra iyice düşünün ve bunların içinden beş tanesini seçin. Kalan 15 tanesini ise tamamen unutun, çıkarın akıldan. İşte o beş şeye odaklı kalın yoksa hayatınız boyunca sürünürsünüz. (Warren Buffet)

  • Godot'yu Beklerken

    18.09.2024 - 23:10

    Başkasına yaptığımız, başkasıyla sınırlı kalmaz. Başkasına yaptığımızı aynı zamanda kendimize de yaparız. Diğerinin özgürlüğünü yok ettiğinde, onunla birlikte senin özgürlüğün de yok olur.

  • Godot'yu Beklerken

    18.09.2024 - 13:23

    Acı çekmek insan yaşamının bir parçasıdır. Dünyayı iyileştirmeyi amaçlayan düşünceler her zaman bir kusur içerir. Acıyı ortadan kaldırmazlar, sadece acının şeklini değiştirirler. Hayat, acıların odak noktasının sürekli değişimine şahit olmaktır. İnsan beyni başka türlüsünü düşünememekte, tasarlayamamaktadır.

  • Godot'yu Beklerken

    18.09.2024 - 13:21

    İki insan ayrılırken şefkatli konuşan taraf, aşık olmayan taraftır. (Marcel Proust)

  • Godot'yu Beklerken

    17.09.2024 - 14:32

    Sosyal bilimlerde matematiksel formüller ortaya atmak imkansızdır. Her toplum farklı özellikler taşır. Her toplum için farklı bir izah geliştirmek gereklidir. Bu yüzden genel geçer ilkelere ulaşmak mümkün değildir.

  • Godot'yu Beklerken

    17.09.2024 - 14:31

    Cahil topluluklarda hukukun bittiği yerde adaletsizlik ve haksızlık, gelişmiş toplumlarda ise hukukun bittiği yerde hukuk felsefesi başlar.

  • üç şey

    16.09.2024 - 23:30

    Şafakta horoz sesi
    öpüp öpüp
    uyandır beni.

  • Godot'yu Beklerken

    16.09.2024 - 03:44

    Üçüncü asır insanının kahraman tanımı ile yirminci asır insanının kahraman tanımı aynıdır. Kendisini feda etmeye hazır güçlü bir lider ile liderden kendisini feda etmesini bekleyen halklar mevcuttur dünyanın her yerinde. Liderin bilge olup olmadığını analiz edemez kimse! Bu da aslında insanlığın çok da ileri gitmediğini gösterir. (Bertrand Russell)

  • Godot'yu Beklerken

    15.09.2024 - 14:10

    İş insanının biri Nabokov'a ‘’Bana yazarın topluma, toplumun da yazara borcu var mıdır sorularının cevabının yazılı olduğu en az iki bin kelimelik bir metin hazırlarsanız size iki yüz dolar vereceğim.’’ demiş. Nabokov da bunun üzerine: ‘’Yoktur. Siz bana elli sent verseniz yeter.’’ diye cevap vermiş.

  • Godot'yu Beklerken

    15.09.2024 - 14:05

    ‘’Sen söylediğinle konuşmazsın. Söylediğin her şey, söylemediğin üzerine kuruludur. Konuştuğunda milyonlarca farklı olmayan kombinasyonu da belirtmiş olursun.’’ demiş J. Lacan. Temel siyaset biliminde de söylem, olduğu anlamdan farklı bir toplumsal, etimolojik anlama gelebilir. Önemli olan bu söylemleri bir genellemeye tabi tutup, içerdiği ve içermediği anlamlar olarak ikiye ayırıp buna göre halkın nabzına göre şerbet sunmaktır. İktidar mekanizmaları bunu pragmatik şekilde kullanırlar.

  • Godot'yu Beklerken

    14.09.2024 - 15:03

    Yaşamım bir diğerinin önüne geçme mücadelesi olmamalıdır. (Ramesh Balsekar)

  • Godot'yu Beklerken

    14.09.2024 - 15:03

    Kök (Tarım) daldan (ticaret) daha önemlidir. Değiş tokuş yapabilmek için ilkin üretim gereklidir. (Sun Tzu)

  • Godot'yu Beklerken

    14.09.2024 - 05:09

    Konuş kızmadan önce! Bak o gözlere, o güzel ellere! Okyanus esintisi gelmeli burnuna ona yaklaştıkça. Sana gülümsemeli samimiyetle! Onu keşfetmeden yaratma kendini, yol yapma bilinmez diyarlara. Can yakıcı ateş, zehirli dikenler batıyorsa ruhuna, kaç kızmadan önce! Sana yumuşak gelen iklimlere!

  • Godot'yu Beklerken

    14.09.2024 - 04:51

    İhtiyacınız olan, kendinizi ifade etmek, edebilmek, içinizdekileri boşaltmak değildir bazen. Bir tatlı dillinin yüz ifadeleriyle rahatlamak, onu dinlerken, anlarken gülümsemek, onun içinize, benliğinize doğru boşalmasına yardımcı olmaktır sadece! Ağzından çıkan sözlerin size dönüştüğünü fark etmek. Ardından karşılıklı susarak tamamlamak dönüşümü!

  • Godot'yu Beklerken

    13.09.2024 - 19:22

    Alman felsefesinde ahlak felsefesi ön plandadır. İnsan başında bir çoban olmadan kendi başına düşünüp davranabilir mi? Ahlaki sorumluluklar üstlenebilecek bir varlığa evrilebilir mi? İşte buna kafa yormuştur Alman düşünürleri.

  • Godot'yu Beklerken

    13.09.2024 - 19:21

    Minerva’nın baykuşu alacakaranlıkta uçar.

  • Godot'yu Beklerken

    13.09.2024 - 19:20

    Diyelim ki bir taraf ortaya on argüman sürdü. bunlardan dokuzu gayet mantıklı iken bir tanesinde mantık hatası yaptı. karşı taraf ise yine on argüman sürüp bunlardan dokuz tanesinde mantık hatası yapmış olsun. Hemen ilk şahsın yanlış olan argümanının dile getirildiği kısım alınıp diğer şahsın doğru argümanının geçtiği kısım ise kesilip bu ikisinin birbirine yapıştırıldığı yeni bir video hazırlanabilir. Sanal dünyayı takip ederken çok dikkatli olunuz.

  • Godot'yu Beklerken

    13.09.2024 - 03:46

    Hollywood sanatsal faaliyet üretme yeteneğini büyük ölçüde yitirmiş, klişe üretme merkezine dönüşmüştür.

  • Godot'yu Beklerken

    13.09.2024 - 03:46

    Arzunun gerçeklikte nesnesi yoktur. İnsanın atası çocukluk yıllarıdır. arzularımızın kaynağı da orasıdır. Oradan kalma hayallerle dünya kurarız. Sonrası sadece teferruat ya da ekstra aksesuarlardır.

  • Godot'yu Beklerken

    12.09.2024 - 04:45

    Toy insan çevresindeki insanların tüm eylemlerini haklı gerekçelerle yaptıklarına inanır. Bilmez onların çamura daha fazla saplanmş olduklarını.

  • Godot'yu Beklerken

    12.09.2024 - 04:43

    Yorumlardan sözde hakikatler türettiler. Bunlar kişisel ihtiyaçların ürünüdür. Kendi ürettikleri sözde ideal olanı hakikat diye pazarladılar. Üretilmiş hakikatin dışında kalan her şeye de yalan dediler.

  • Godot'yu Beklerken

    12.09.2024 - 04:41

    İnsanlar beni o kadar anlamıyorlar ki, beni anlamadıklarına yönelik şikayetlerimi bile anlamıyorlar. (Soren Kierkegaard- Ya ya da)

  • Godot'yu Beklerken

    11.09.2024 - 01:22

    Orman İyesi (Tatarca: Urman İyäse veya Urman Hucası "Orman Sahibi") – Türk, Tatar ve Altay mitolojisinde ve halk inancında orman ruhudur. Ağaç İyesine çok benzer özellikler taşır. Urman İyesi veya Meşe İyesi ya da Yış İyesi olarak bilinir. Tokay İyesi de denir. Moğollar ise Seber (Sibir) Ezen veya Oy (Oyın) Ezen derler. Ormanın koruyucu ruhudur. Her orman için farklı bir İye vardır. Keyfi yerinde olduğunda kalın sesle şarkı söyler. Meşe ağacı kılığındadır. Ağaçlara her yıl yeni bir halka ekleyerek onları büyütür. Kır saçlı, aksakallı bir ihtiyardır. Uzun boyludur, elinde uzun bir sopa vardır. Tunguzlar Ura Amaka diye bahsederler.
    Tatar halkı tarafından ormanda yaşayan varlıklar arasında Şüräli (bir çeşit dev) adı ile bilinen bir varlık olduğuna da inanılmaktadır. Şüräli, meşhur Tatar şairi Abdullah Tukay tarafından kaleme alınan bir peomanın da konusu olmuş ve halk arasında, bilhassa çocuklar ve dolayısı ile yeni nesiller arasında, daha da yaygınlaşmıştır.

    Şüräli’yi şöyle tasvir etmiştir:

    “Korkunç, çirkin, acaba nasıl bir varlıktır bu!
    Burnu eğri büğrü, kıvrımlıdır, tıpkı tırmık gibi;
    Çarpık çurpuktur elleri, ayakları dal budak gibi.
    Işıl ışıl ışıldar, çukura kaçmış gözleri,
    Ödün patlar, değil gece, görsen gündüzleri.
    Çırılçıplak, incecik, ancak insana benzer kendisi;
    Alnında vardır, orta parmak uzunluğunda boynuzu.
    Eğri değildir parmakları, dümdüzdür,
    Çirkin parmakları, yarım arşından uzundur.”

  • Godot'yu Beklerken

    08.09.2024 - 00:04

    Parrhesia: Hakikati söylemek anlamına gelir. Parrhesia kavramının içerdiği hakikatte egemen olan bir kişiye, bir zümreye ya da bir genel görüşe karşı doğru bildiğini, doğru olanı söylemek vardır. Bu söyleyiş de risk ve cesareti içinde barındırır. Herkesin bildiği ve kimseyi rahatsız etmeyecek bir doğruyu söylemek parrhesia değildir.

Toplam 639 mesaj bulundu